Yeni Bir Yıla Girerken


2025 yılı, akıl, sağduyu ve özgüvenle hareket edildiği takdirde büyük başarılara imza atılabilecek bir dönemin başlangıcı olmalıdır. Bu yeni yılda dünyada ve çevremizde yaşanan toplumsal olaylardan etkilenmeden, bireysel iyiliğimizi, gelişimimizi, huzurumuzu ve sağlığımızı ön planda tutmalıyız. Ancak, bireysel çabalarımızın yanında küresel sorumluluklarımızı da unutmamalıyız. Ekosistemin korunması, çevresel sürdürülebilirlik, insan hakları ve bireysel özgürlüklerin savunulması, masum... Okumaya Devam et →

Akıl, Fikir ve Ahlak


Toplumda doğru ile yanlışı ayırt etmek, ahlaki değerlere sahip çıkmak ve düşüncelerimizi sağlam temellere dayandırmak, bireysel varlığımızın temel yapı taşlarını oluşturur. Dedikoduya inanmamak ve söylentilere dayanarak karar vermemek, bilinçli bir yaşam sürdürmenin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak bu değerleri ne kadar sahiplendiğimiz ve günlük yaşantımıza nasıl yansıttığımız, insan olmanın en önemli sorgulamalarından biridir. "Yanlışı alkışlıyorsan, fikrin yoktur.... Okumaya Devam et →

Kısa Bir Hayata Sığan Uzun Bir Çalışma Süresi


Yaş ve çalışma süresine bakınca, bu hikayeyi kısaca özetlemek istedim. Kariyerime başlamam ile 41 yılı aşkın süre boyunca farklı sektör ve süreçlerde liderlik rolü üstlenerek aktif bir çalışma hayatı sürdürdüm. Petlas, Kırşehir Belediyesi, Kamu Hastaneleri, Ahi Evran Üniversitesi, Kent Konseyi ve Kırşehir Spor Kulübü gibi kurumlarda yöneticilik yaparak, insan kaynakları başta olmak üzere EFQM Mükemmellik... Okumaya Devam et →

Zihni Özgür Bırakmak


Bir bilge tanıdık dış gözleme odaklanmıyorsunuz. Zihninizi özgür bırakmışsınız.Ne güzel deyince bu konuda kendimi düşündüm.Ekrem Öztürk olarak yaşamın akışını dikkatle gözlemlemiş, olaylar, insanlar ve toplum dinamikleri üzerine derinlemesine düşünmüş bir birey olarak, özgürlüğün insanın en büyük değeri olduğunu çok iyi biliyorum. Hayat bana, düşüncenin ifade edilmesinin, eleştirel bir bakış açısıyla konuşmanın ve kendi değerlerine sadık... Okumaya Devam et →

Hayatın Çürümesine İzin Verme


Hayat bazen hareketsizlikle sınanır. Sabırlısınız ama beklemiyorsunuz. Özgürsünüz ama seçim yapmıyorsunuz. Müsaitsiniz ama hiçbir şey sizi harekete geçirmiyor. Ne bir talep, ne bir arzu, ne de bir dayatma... Hareketsizlik, bu anlamda, hayatın içinde görünmez bir felaket haline dönüşebilir. Hareketsizlik neden tehlikelidir? Çünkü insan, hiçbir şey istemeden, hiçbir şey beklemeden, hiçbir şeyi dayatmadan yaşamayı alışkanlık haline... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑