Amacımız fayda sağlamak…


İnsanoğlu, hangi yaşta ve hangi konumda bulunursa bulunsun; şayet akil bir kişi ise, hep üretmek ve aklını hayatının sonuna kadar kullanmak ve öldükten sonra ürettiği güzel şeylerle anılmayı istemelidir.

Ben de aklı başında ve artı değer üretmeyi ilke edinmiş bir insan olarak, yaşantımıza, hatırda kalacak güzel değerler ortaya koyarak, devam ettirmekten yanayım.
Bu yaşantımızı imtihan olarak bilmeli ve hakiki yaşama (öldükten sonraki gerçek ve baki hayata) giderken; buradaki imtihanı kazananlardan biri olmalıyız…

Bu sayfa ile diğer paylaşım ortamlarında yapmış olduğumuz paylaşımlar gibi daha çok insana ulaşmayı ve fayda sağlamayı hedefliyorum. Blog yazmayı daha özen isteyen bir iş olarak görüyorum. Bu blog tasarımı ve içeriği tamamen kendim tarafından yapılan bir çalışmadır. Bazen blog içine yazı yazmak yerine daha çok facebook’ta yer alan ve adıma olan grup (https://www.facebook.com/groups/ekremozturk/) ve yine adıma olan sayfa (https://www.facebook.com/ekremozturkinsankaynaklari) ile binlerce insanın sorumluluğunu taşıdığımı çok iyi biliyorum.

Önceliğim İnsan Kaynakları olup, bu doğrultuda yazmaya ve paylaşmaya çalışıyorum. Ancak ben İnsan Kaynaklarını süreç basamaklarını adım adım yazmayı benimsemiyorum. Önce ”İNSAN” diyorum ve insani özellikleri geliştirici paylaşımlar yapmak istiyorum. İnsanda önce karakter ve duygunun yönetimini çok önemsiyorum. İnsanının bu özelliklerinin güçlü olmadığı hallerde hiçbir alanda başarılı olacağına inanmıyorum. Bir yandan mesleki alanda geliştirirken diğer yandan karakter olarak gelişimide önemsemeliyiz.

Gerek İnsan Kaynakları Yönetimi gerekse yaşama dair diğer bilgileri içeren yazı ve uygulama örneklerinizi bu sayfada paylaşabilirsiniz. Bu sayfaya üye olup, sayfa yöneticisi ve editör gibi görevler alabilirsiniz. Amacımız insanlara fayda sağlayacak bu ortamı sizler ile paylaşmaktır.

EKREM ÖZTÜRK

Reklamlar

Güzel birşeyler yap kardeşim 


Güzel bir şeyler yap kardeşim. Dünyaya kırk kere gelinmez.

Madem yaşıyorsun, sıhhatli nefesler alıyorsun. Bir şey yap. Güzel olsun. Çokmu zor? O vakit güzel bir şey söyle.

Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. Veya: Güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse,

Güzel bir şeye başla.

Herkesin üstesinden geleceği bir şey mutlaka olmalı. O gayretten uzak duramayız. Vakit geçiyor. Vaktin geçişi ömrün beşinci vitese takılı olduğunu gösterir, unutma.

Çünkü “her insan ölecek yaştadır”

Öyleyse sende Bir şey yap.

Zor ise: Bir şey söyle.. Beceremiyorsan: Bir şeyler gör. Bir şeyler yaz. O damı zor?

Bir şeylere başla. Ama hep güzel şeyler olsun.

Çünkü: “her insan ölecek yaşta” Geç kalmayasın ve birşeyler başarmalisin.

Kimse kimseden eksik değil.

Büyük değil, küçük değil, farklı hiç değil. Düşünebilen kişinin, üstesinden geleceği bir şeyle mutlaka vardır.

Hiç olmazsa kendin için bir şeyler yap, dürüst ol, merhamet et, iyilik yap, insanlara gülümse, insanları sev, çünkü “Her insan ölecek yaştadır!” 

#ekremozturk

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy’dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 18 Tespit


1. “Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.” 2. “Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.” 3. “Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.” 4. “İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.” 5. “Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin.” 6. “İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir.” 7. “Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez.” 8. “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” 9. “Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez.” 10. “Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın.” 11. “Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.”  12. “Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.” 13. “Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.” 14. “En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.” 15. “Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir.” 16. “Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır.” 17. “Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.” 18. “İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.”

Ruhunuz şad olsun, Aziz Şehitler


Kırşehir çok şehit verdi, çok şehidi ebediyete yolcu ettik…
Ama, Kırşehir’in son şehidi, askerimiz Tayfun daha derinden etkiledi.
Fukara, gariban ana-baba, Tayfun mazlum ve ŞEHİT!
Eğitim alamamış, diploma yok, referans olacak adam yok, tutunacak dal yok!
Baba inşaat işçisi, Ana Belediyede geçici temizlik işçisi.
Aileye bakacak, yuva kuracak iş lazım.
Tayfun Kavun, “Sözleşmeli Er” olmayı seçmiş. Aslında bu vatan için şehadet şerbetini içmeyi seçmiş.
Tuzu kuru olan, varlık içinde saltanat süren, bir yediğini bir daha yemeyen, bir giydiğini bir daha giymeyen, gününü gün edenler Tayfunun halinden ne anlar.
Bu resme bakın ve empati yapın!
Sonra Tayfun ve ailesine ve onlar gibi bu ülkenin yokluğunu, cefasını, sefaletini çekip can veren şehitlere şükran edin, dua edin.
Ruhunuz şad olsun, Aziz Şehitler.

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

“Ahlaklı olun, iyi insan olun…”


Cemil Meriç’in diliyle: “Sağcı solcu yoktur, ahlaklı ve ahlaksız insan vardır…”
Einstein’ın diliyle: “İnsanları renklerine, cinsiyetlerine, dinlerine, ırklarına göre gruplandırmak yanlıştır…
İnsanlar ikiye ayrılır…
“İyi insan, kötü insan…”
Siz, siz olun: “Ahlaklı olun, iyi insan olun…”

Milli Takım


Milli Takım ile gördük ki, bizim bir çok alanda kendimizi tümden yenilememiz gerekiyor.

Yönetenin değişmesi ile herşey  düzelmiyor.

Düşünce ve iş ahlakı değişmeli !

Süper Lig takım kadroları tamamen yabancı oyuncudan oluşurken, millî takıma seçilen kalitesi bu olur.

Sporu, özellikle futbolu yönetenlerin profiline bakın!

Federasyon başkanı, kurulları, maç gözlemci ve temsilcileri, hakemler nasıl seçiliyor?

Yetkinlikleri, kimin adamı oldukları ve iş ahlakları nedir?

Kulüpler, kulüp yönetimleri ve futbolcular?

Seksen milyon nüfuslu bir ülke ile on milyon nüfusu olmayan batı ülkelerinin spor yönetimini karşılaştırın, sonra kenara çekilip düşünün!

Spor yönetimini sermaye+mafya güçlerine bırakırsanız, sporcu eğitimini bilimden uzak ve yetkinliği olmayan kişilerin eline bırakırsanız, stadyumları, spor salonlarını, diğer spor alanlarını tümden yenilesenizde BAŞARI GELMEZ.

Ukrayna gibi bir ülke çıkar eze eze yener!

Seksen milyon nüfus ve bu kadar genç insan kaynağı içinden hala 70 yaşındaki bir yabancı hocaya, 37 yaşındaki bir futbolcuya umut bağlamışsan, tüm stadyumları kapat, lisansları iptal et!

#ekremozturk