İnsan Olma Sorumluluğuna Ortak Olmak


Paylaştığım karikatür, toplumsal duyarsızlığın ve "mikro-milliyetçilik" diyebileceğimiz o dar bakış açısının en yalın özetidir. Filikadaki su yükseldikçe, deliğin hangi tarafta olduğunun hiçbir teknik önemi kalmaz; çünkü sonuç herkes için aynı ıslak sessizlik olacaktır.Sorunu görmek, bilmek, hissetmek…Ama “bana zararı yok” diyerek kaygı duymamak, çözümün parçası olmamak; insan olmanın özüne aykırı bir durumdur. Bu yalnızca bireysel bir... Okumaya Devam et →

Kurumların Görünmeyen Yüzü


Kurumlar kendilerini en çok değerleriyle anlatır.“Liyakati esas alırız”, “şeffafız”, “çalışan en değerli varlığımızdır”…Peki çalışan neye inanır?Duyduğuna mı, yoksa yaşadığına mı?Cevap aslında çok nettir:İnsanlar kurumların söylediklerine değil, yaşattıklarına inanır.İşte tam bu noktada, kurumların en kritik kırılma alanlarından biri ortaya çıkar:Söylenen ile yaşanan arasındaki boşluk.EFQM Modeli, kurumların performansını değerlendirirken sadece sonuçlara değil,yaklaşım (Approach), uygulama (Deployment) ve sonuçlar... Okumaya Devam et →

İş Hayatında Nitelikli Olmanın Bedeli


Prof. Dr. Üstün Dökmen’in çok çarpıcı bir tespiti vardır:“İş yerinde zeki, kibar, iyi eğitim almış, ortalama üstünde çalışkan kişilerin, mobbinge uğrama ihtimalleri daha yüksektir.”Bu ifade, kurumsal hayatın en görünmeyen ama en derin yaralarından birini ortaya koyar. Ancak 40 yıla yayılan çalışma hayatı, insan kaynakları, kalite yönetimi ve kurumsallaşma tecrübem gösteriyor ki; bu mesele yalnızca bireyler... Okumaya Devam et →

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 20 Yaşında


Üniversiteler sadece eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda değişimi yöneten, gelişimi sürdüren ve geleceği inşa eden yapılardır. Bu açıdan bakıldığında, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nin 20 yıllık serüveni, klasik bir büyüme hikâyesinden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bu süreç; kaliteyi merkeze alan, sistemi önceleyen ve veriye dayalı yönetim anlayışını benimseyen bir dönüşümün hikâyesidir.2010 yılında katıldığım Kırşehir... Okumaya Devam et →

Hoşça Kalın Cahiller


İlber Ortaylı Hocamızı ebedî yolculuğuna uğurlarken sosyal medyada dolaşan bir görsel dikkatimi çekti.Görselin üzerinde yalnızca iki kelime vardı:“Hoşça kalın cahiller.”Bu söz, yıllardır hocamızın kendine özgü üslubuyla birlikte hafızalara kazınmış bir ifadeydi. Görseli görünce ben de yazıma aynı sözle başladım:Hoşça kalın cahiller…Peki gerçekten hocamızın “cahiller” dediği kimlerdi?Bu söz gerçekten bir hakaret miydi, yoksa daha derin bir... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑