Bir kurumun başarısı çoğu zaman stratejik planlarıyla, teknolojik yatırımlarıyla, süreçleriyle veya fiziksel imkânlarıyla açıklanmaya çalışılır. Oysa uzun süreli başarıyı belirleyen en kritik unsur çoğu zaman görünmeyen bir güçtür: kurum kültürü.Kurum kültürü, bir kurumun üyelerinin ortak değerlerini, davranış biçimlerini, karar alma anlayışını, iletişim tarzını ve birlikte çalışma alışkanlıklarını ifade eden görünmez bir sistemdir. Kurumun "nasıl çalıştığını"... Okumaya Devam et →
Aldanmak mı, Güvenmek mi?
"Aldanma diye bir şey yoktur; sadece biraz fazla güvenmek vardır."Bu cümleyi her duyduğumda üzerinde düşünürüm. Çünkü hayatın farklı dönemlerinde yaşadığımız hayal kırıklıklarının büyük çoğunluğu aslında tanımadığımız insanlardan değil, güvendiğimiz insanlardan gelir. Bizi üzen şey çoğu zaman yapılan yanlışın kendisi değil, o yanlışı yapan kişiye duyduğumuz güvendir.İnsan sosyal bir varlıktır. Hayatını ilişkiler üzerine kurar. Dostluklar, aile... Okumaya Devam et →
İki Deha Komutan
Bugün 29 Mayıs...Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren en büyük dönüm noktalarından birinin yıl dönümü. Bundan tam 573 yıl önce, 29 Mayıs 1453 Salı günü, Fatih Sultan Mehmet Han komutasındaki Osmanlı ordusu Konstantinopolis'i fethederek yalnızca bir şehri değil, tarihin yönünü de değiştirdi.İstanbul'un Fethi; bir askeri başarıdan çok daha fazlasıdır. Bu büyük zaferle birlikte 1058 yıllık... Okumaya Devam et →
Koltuğun Cazibesi
Bu yazı, günlük siyasi polemiklerin veya partizan yaklaşımların tamamen uzağında, tamamen kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde kaleme alınmıştır. Siyasetin kendine has dinamikleri olsa da; organizasyon yönetimi, liderlik psikolojisi ve kurumsal mükemmellik ilkeleri evrenseldir. Son günlerde siyasette yaşanan gelişmeleri bir siyasi analiz olarak değil; bir insan kaynakları profesyoneli ve EFQM uzmanı gözüyle, “makam tutkusunun liderlik körlüğüne dönüşmesi”... Okumaya Devam et →
Her Zaman Güçlü Olanlar Kazanmıyor
Yazı altındaki bu kısa videoyu izlerken sonunu merak ettiriyor. Videonun sonunda yapılan kısa yorum ise aslında hep konuştuğumuz çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattıyor. Hayatta her zaman en güçlü olan kazanmıyor. 1934 yılında Türkiye semalarında yaşandığı anlatılan “Leylekler ve Kartallar Savaşı” ilk bakışta sıradan bir doğa hikâyesi gibi görünüyor. Ancak biraz dikkatle bakınca; organizasyon, kriz... Okumaya Devam et →
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.