İç Tetkik Açılış Toplantısı Yapıldı


İç Tetkik Açılış Toplantısının açılış konuşmasını Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya yaptı. Rektör Karakaya konuşmasında, kalite sürecinin üniversitemizde rutin olarak devam edeceğini ve sürece hep birlikte katkı sağlayacaklarını belirtti. TSE tarafından verilen Kalite Yönetim Sistemi Belgesini almanın üniversitemiz için sevindirici bir durum olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Vatan Karakaya, kalite sürecinde ikinci basamağa adım atacağımızı kaydetti. İlerleyen günlerde üniversitemiz birimlerinde gerçekleşecek iç tetkik hakkında bilgiler de veren Rektör Karakaya, bu süreci de başarılı bir şekilde geçeceklerine inandığını dile getirdi. İç tetkik ile elde edilecek sonuçların üniversitemizi kalite sürecinde ikinci basamağa çıkaracağına değinen Prof. Dr. Vatan Karakaya, tüm çalışanların kalite sürecinde göstereceği gayret ve emeğin Ahi Evran Üniversitesini seçkin bir üniversite ve kalitede danışma merkezi haline getireceğini sözlerine ekledi. Rektör Karakaya konuşmasına şöyle devam etti: “Türk Standartları Enstitüsü tarafından verilen Kalite Yönetim Belgesini alan ilk ve tek üniversite olduğumuz için ülkemizdeki diğer üniversitelerden kalite sürecinde bir adım öndeyiz. Bundan sonraki hedefimiz eksiklerimizi gidererek Mükemmellik Ödülüne sahip olmak. Üniversitemiz tüm çalışanları ile birlikte bu süreçte büyük bir emek ortaya koydu. Bu sonuç hepimizi mutlu ediyor. Bundan sonraki amacımız kaliteyi yaşayabilen bir üniversite inşa etmek.”

Üniversite olarak başarı yarışında üst sıralara adımızı yazdırmak için kalitede tescillenmemiz gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Vatan Karakaya, bu süreçte de gerekli çalışma ve gayreti tüm üniversite çalışanlarının göstereceğine inandığını dile getirdi. “Üniversiteler, ürünü kaliteli insan olan bir fabrikadır.” diyen Rektör Karakaya, kaliteli insanın yetiştirilmesinde akademisyenlerin yanında idari kısımda çalışan personele de ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ahi Evran-ı Veli’nin kaliteli insan tanımını uygulamaya çalıştıklarını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Vatan Karakaya, bu kapsamda üniversitede Ahilik Kültürü ve Medeniyeti dersini zorunlu dersler arasında verdiklerini ifade etti.

Her oluşumun özünde insanın var olduğunu anlatan Rektör Karakaya, kaliteli insanı yetiştirmek için de bilgi envanterine ve insanın odakta yer aldığı fikirlere ihtiyaç olduğunu belirtti. Tüm çalışanlarına kalite sürecinde gösterdikleri emekler için teşekkür eden Prof. Dr. Vatan Karakaya, bu süreçte karşılaşılacak tüm problemlerde personelinin yanında olduğunu vurguladı. “Memlekete ve insanımıza hizmet etmek bizi mutlu ediyor.” diyen Rektör Karakaya, tüm personele çalışmalarında başarılar diledi.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın konuşmasının ardından Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Kurt söz alarak bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Mustafa Kurt konuşmasında, kalite koordinatörlüğü nezdinde gerçekleşen kalite toplantılarına katılımlarından dolayı Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya’ya teşekkür etti. 26 Mart 2018 tarihinde iç tetkiklere başlanacağı bilgisini veren Kurt, kalite süreçlerine dair tüm birimlerin tecrübeli olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Mustafa Kurt konuşmasını şöyle sürdürdü: “İç tetkik esnasında karşılaşılacak problemler ya da eksiklerde bunları önlemeye yönelik tedbirler almalısınız. Sürecin başarısı tüm çalışanların sürece göstereceği öneme bağlıdır.” İç tetkik neyi gerektiriyorsa sahada da onun uygulanmasını isteyen Prof. Dr. Mustafa Kurt, iç tetkik esnasında dikkat edilecek hususlara değindi. İç tetkikin amir-memur ilişkisi içinde değil bir sohbet ortamında yapılıyormuş gibi gerçekleşmesinin önemli olduğunu vurgulayan Kurt, tüm iç tetkikçilere başarılar diledi.

Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Kurt’un konuşmalarının ardından Kalite Yönetim Koordinatör Yardımcısı Ekrem Öztürk bir sunum yaptı. Öztürk sunumunda üniversitemizde 26 Mart – 24 Nisan 2018 tarihleri arasında iç tetkik yapılacağını belirterek 2. iç tetkikin 2018 yılının Ekim ayında, dış tetkikin ise Aralık ayında gerçekleşeceğini söyledi. Tetkikler öncesi dikkat edilmesi gereken hususları anlatan Ekrem Öztürk, tetkik sonrasında yapılacak çalışmalar hakkında da detaylı bilgiler verdi.

Sunumun ardından iç tetkikçilerin sorularının yanıtlanmasıyla İç Tetkik Açılış Toplantısı sona erdi.

Reklamlar

Üniversitemizde Kalite Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı


Üniversitemiz Kalite Yönetim Koordinatörlüğü tarafından Kalite Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı yapıldı. 13 Mart 2018 tarihinde Kalite Yönetim Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt başkanlığında Yunus Emre Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya, Kalite Yönetim Koordinatörlüğü ekibi ile kaliteden sorumlu birim temsilcileri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını Kalite Yönetim Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt yaptı.  Kurt konuşmasında, uzun soluklu bir süreç olan kalite sürecinin devam ettiğini ve belirlenen hedeflere ekip olarak emin adımlarla ilerleyeceklerini söyledi. Kaliteden sorumlu birim temsilcilerine Kalite Yönetim Koordinatörlüğü ile sık sık iletişim kurmaları tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Mustafa Kurt, gerçekleştirilen iletişimler sayesinde işleyişin hem hızlı hem de verimli olacağını kaydetti. Kalite yönetim sürecinin süreklilik arz eden bir iş olduğunun altını çizen Kurt, Ahi Evran Üniversitesi olarak bundan sonraki sürecin Ulusal Kalite Hareketine katılmak olduğunu vurguladı. Kalite Yönetim Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt konuşmasına şöyle devam etti: “Ulusal Kalite Hareketi sürecinin ön şartlarını yerine getirmemiz gerekiyor. Türkiye Kalite Derneğine (KalDer) üye olarak ilk adımı attık. Bundan sonraki işimiz Ulusal Kalite Hareketine dahil olmak.” Kalite Yönetim Sürecinde yapılan işlerde eksiklikler ve yanlışlıkların olabileceğini belirten Kurt, önemli olanın eksikliği ve yanlışlığı düzeltmeye çalışmak olduğunu söyledi.

Kalite Yönetim Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt’un açılış konuşmasının ardından Kalite Yönetim Koordinatör Yardımcısı Ekrem Öztürk bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Öztürk, gündem başlıkları olan Kalite Temsilcilerinin Görev Tanımı, İç Tetkik Programı, İç Tetkik Konuları, ISO 9000:2015 Süreci, Ulusal Kalite Hareketi ve Mükemmellik Modelleri hakkında birimlerin kalite temsilcilerine bilgiler verdi. Birim kalite temsilcisinin görev, yetki ve sorumluluklarını anlatan Ekrem Öztürk, temsilcilerin Birim Kalite Yetkilisine bağlı görev yaptığını ve Kalite Yönetim Sistemi Faaliyetlerinin verimli ve etkin bir şekilde işleyebilmesi için Kalite Yönetim Koordinatörlüğü ile birimler arasında eşgüdüm sağlandığını belirtti. ISO 9001:2015 Uluslararası Kalite Yönetim Sistemleri Standardı 1. İç Tetkik Programı hakkında birim temsilcilerini bilgilendiren Öztürk, ISO 9001:2015 ve YÖK Dış Değerlendirme kapsamında üniversitemizin tüm birimlerini ilgilendiren konulara da değindi. Sunumunda son olarak Ulusal Kalite Hareketi Programı hakkında da açıklamalarda bulunan Ekrem Öztürk, Kırşehir’de bu harekete katılmış bir kurum olmadığını bu yüzden Ahi Evran Üniversitesi olarak bu alanda da hem ilimize hem de ülkemize örnek olunacağını belirtti.

SEVGİNİZ BİR GÜNLÜK DEĞİL, DAİM OLSUN…


SEVGİ’liler GÜNÜN’de, SEVGİ’yi yazdım…

SEVGİ İLE….

Sevgi bir histir, nasıl çeşitlendirilir. Sevgi söz değil özdür, tarifi sözle bile edilemezken, Sevgi nasıl kağıda yazılır mı yoksa değerli bir üstadın dediği gibi Sevgi kağıda yazılmaz, kalbe kazınır mı?

Sevgiye farklı tarif edilir mi?
Ana sevgisi, yar sevgisi yada can sevgisi, canan sevgisi…
Sevgi, ya var, ya da yoktur.
Biraz var, biraz yok olmaz.
Sevginin tam tarifi yapılamaz.
Sevgi anlatılamaz, tarif edilmez sadece yaşanır. Sevgiyi yaşayamayanlar, sevgiyi hiç anlatamaz. Yol bilmeyene yolu tarif et denilir mi? Sevgiyi yaşamayana da tarif et denmez. Sevgiyi yaşamayanın onu anlatması yaşayamadığına hasretlenmek yada yaşayana hasetlenmektir. Yoksa yaşamayan sevgiyi anlatamaz.
Ben sevgiye fedakârlık derim. Yüreğinden kopardığın tarifsiz ve şekilsiz duyguları sevdiğine vermek fedakârlıktır. Fedakârlık ise sevginin sınırını belirler.
Dostoyevski der ki: İnsan fedakârlık yaptığı ölçüde sever. Sevginin dili bin bir çeşittir, kimisi güzel sözler söyler, kimisi hediyeler alır, kimisi sarılır, öper; ama hakikatli seven fedakârlık yapar. Bu böyledir. Sevgi, sevenin sevdiği için vazgeçtiği ve göze alabildiği şeyler ile doğru orantılıdır.

Değerli yazarımız Vehbi Vakkasoğlu sevgiyi fedekarlığa bezeyip o kadar güzel anlatıyor ki:
Çünkü sevgi, fedakârlıktır.
Sevgi, sevdiğinde fani olmaktır.
Sevgi, sevdiğinin, “Hadi! Dediğinde, “nereye?” diye sormamaktır.
Çünkü sevgi sadece akılla kavranmaz. Çünkü sevgi, kalpten kavranan ve yaşanan bir güzelliktir. Bu sebeple de, kalpsizlerin, merhametsizlerin ve maddecilerin sevgiden söz etmeye hakları yoktur.

Sevgi bakıştır.
Sevgi, selamdadır.
Sevgi, tebessümdedir.
Sevgi, hatır soruştadır.
Sevgi, yardım ediştedir.
Sevgi, bazen bir geçmiş olsunda, bazen da bir teselli tavsiyesindedir.
Sevgi, pişirilen yemektedir.
Sevgi, “Hoş geldin” de, “Güle Güle” de, “Allaha ısmarladık” tadır.
Yürekte gerçek sevgi gerçekten varsa, her şey sevgidir.
Görünüşe, etkisi, hissi ne olursa olsun her şey sevgi olur.
Ve seven sevdiğine, “Senden gelen başım gözüm üstüne” der.
Sevgi, kal değil, hal işidir.
Sevgi kime karşı, nedeni ve ölçüsü ne olursa olsun duyuluyorsa, bir insanın içinde yaşaması ve başkasına yansıtması gereken tüm özellikleri içinde barındırıyordur. Selam, tebessüm, yardım ve diğer tüm güzel insan özellikleri sevginin içindedir.
Sevgi kalpten çıkar ve kalp dilsizdir. Sevgiyi ne bir kalp, ne bir göz nede bir söz dile getirip anlatamaz. Sevgi bütün bir vücudun seslendirmesi ile ancak dillendirilebilir. Akif “dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım” diye dertlenirken, sevgiyi sadece kalbin anlatamayacağını belirtir. Sevginin dili yoktur ama sevgi, ruhun dilidir. O konuşmaya başlar, öteki diller susar. Konuşsalar da, sesler, sözleri duyulmaz olur.
Sevginin kime olduğunun önemi de yoktur. Önemli olan sevgidir, sevmektir.
Sevgi değer kaybetmez.
Sevgi gelişi güzele verilmez.
Sevgi kolay kolay bitmez.
Sevgi bir güne sığmaz.
Sevgi bir günde sevdiğine bir hediye almak ile sergilenmez.
Sevgin varsa, seviyorsan bunun ne saati ne günü nede yılı olur.
Seviyorsundur ve ötesi yoktur.

Ekrem ÖZTÜRK
ekremozturk@hotmail.com.tr

Oglumun yeni yaş günü


Her geçen yıl ile yaşamın yollarıda bitiyor. Ancak, mesele ne yolların nede yılların bitmesi değildir. Mesele gidilen yollarda ve bitirilen yıllarda güzellikler bırakmaktır diyorum.
Bu geçen yıllar ile birlikte yolumuzun, yıllarımızın ve geride bıraktığımız, değerlerimizin çok olması gerekiyor.
Küçük oğlum Mustafa ŞAMİL, 20 dedi.
2018 yılını ülkemiz ve dünya için önemli görüyorum. Özellikle güney sınırımızda bize karşı oluşturulmak istenen bölücü yapıya karşı başlatılan operasyonun yapıldığı bu günlerde evlatlarımıza büyük sorumluluklar yüklüyorum.
Sorumluluk sahibi, farkında olan, düşünen ve üreten bir bilinç ve ”ilk ve tek öncelik DEVLET” ilkesi ile Şamil beye nice yıllar diliyorum.

Çalışma Hayatında Kuşaklar


Bulunduğum kuşağı hep şanslı gördüm. Öyleki, gaz lambasından led lambaya, eşeğe binerken jet uçaklara, radyodan her türlü görüntülü ve sesli yayın yapan cihazlara, sarı yapraklı defterlerden tabletlere, kara lastik ayakkabıdan ortopedik ayakkabılara geçiş yapan bizim kuşak ve başka bir kuşak bunları yaşayamayacak. 🙂
… ve en önemlisi biz çocukken bu günleri hayal edecek bilgi ve ileri görüşe sahip değilken bugün aynı bizler çok sonrasını hayal edecek bilgi ve görüşe sahip hale geldik.
Tabloya baktığımızda teknolojiye ilgi duymanın dışında diğer alanlarda en başarılı kuşan bizim X kuşağıdır.
#ekremozturk2d336e37-3d7a-4a31-8e09-0658511de41e-original

Her Sabah Bir Hediyedir


Her güne gülümseyerek sevgiyle başlamalı. Çünkü “her yeni gün, kendi armağanlarıyla gelir.”

Uyandığımız her yeni günün sabahında nefes alıyor olmaya şükretmeli. Her gün bize verilen yeni bir hediye, 24 altındır. Ve her gün bundan sonraki hayatımızın ilk günüdür. Her yeni günü bizim günümüz ilan edelim, yeni bir heyecanla, yeni bir istekle sarılalım hayata, güzelliklere. Güzelleştirelim gönlümüzü, güzelleştirelim gönülleri ve güzelleştirelim dünyamızı. Kırmayalım gönlünü, incitmeyelim ruhunu günümüzün, gönlümüzün, gönüllerin….                                                    Başarılı bir gününüz olsun.

 #ekremozturk

Bir gün sona geleceğiz


Bir gün sona geleceğiz. O gün geldiğinde zenginliğiniz, hıncınız kininiz, öfkeleriniz, hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istedikleriniz hiçbir önemi kalmayacak. 

Öyleyse önemli olan nedir? Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür?

*Önemli olan, ne aldığınız değil, ne verdiğinizdir…

*Önemli olan, öğrendikleriniz değil, öğrettiklerinizdir. 

*Önemli olan, doğruluk, dürüstlük, merhamet, fedakarlık ve cesaretle atmış olduğumuz her adımla, başka yaşamları zenginleştirmiş olmanızdır. 

*Önemli olan, yetenekleriniz değil, karakterinizdir. 

*Önemli olan, diğer insanları yüreklendiren, onların sizi takip etmesini sağlayan örnek bir insan olmaktır. 

*Önemli olan kaç kişi tanıdığınız değil , siz gittiğinizde ebedi bir yoksunluk hissedecek olan insanların sayısıdır. 

*Önemli olan, hatıralarınız değil, sizi sevenlerin kalbinde yaşayacak olan hatıralarınızdır. 

*Önemli olan, ne kadar uzun süre hatırlanacağınız değil, kimler tarafından ne şekilde hatırlanacağınızdır. 

*Önemli bir hayat yaşamak rastlantıyla olmaz. 

*Önemli olan, koşullar değil, seçimlerinizdir. 

*Önemli bir hayat yaşamayı seçin.

Michael Josephson