Zor biliyorum!


Zor biliyorum!
Kendimizi düşünmeye, ben merkezli yasamaya alışmışız.
Ama empati yapmayı beceremediğimiz sürece hem kendimiz hem de etrafımızdakiler gülümseyemeyecek.
Bir insanın yüzündeki mutluluğun sebebi olmak, her türlü maddiyatın ötesindedir.
Para kazanırken, insan da biriktirebilmeliyiz.
En az bir insanin gününü aydınlatabilmeniz dileğiyle…
#ekremozturk

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Reklamlar

Güzel birşeyler yap kardeşim 


Güzel bir şeyler yap kardeşim. Dünyaya kırk kere gelinmez.

Madem yaşıyorsun, sıhhatli nefesler alıyorsun. Bir şey yap. Güzel olsun. Çokmu zor? O vakit güzel bir şey söyle.

Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. Veya: Güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse,

Güzel bir şeye başla.

Herkesin üstesinden geleceği bir şey mutlaka olmalı. O gayretten uzak duramayız. Vakit geçiyor. Vaktin geçişi ömrün beşinci vitese takılı olduğunu gösterir, unutma.

Çünkü “her insan ölecek yaştadır”

Öyleyse sende Bir şey yap.

Zor ise: Bir şey söyle.. Beceremiyorsan: Bir şeyler gör. Bir şeyler yaz. O damı zor?

Bir şeylere başla. Ama hep güzel şeyler olsun.

Çünkü: “her insan ölecek yaşta” Geç kalmayasın ve birşeyler başarmalisin.

Kimse kimseden eksik değil.

Büyük değil, küçük değil, farklı hiç değil. Düşünebilen kişinin, üstesinden geleceği bir şeyle mutlaka vardır.

Hiç olmazsa kendin için bir şeyler yap, dürüst ol, merhamet et, iyilik yap, insanlara gülümse, insanları sev, çünkü “Her insan ölecek yaştadır!” 

#ekremozturk

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy’dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 18 Tespit


1. “Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.” 2. “Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.” 3. “Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.” 4. “İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.” 5. “Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin.” 6. “İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir.” 7. “Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez.” 8. “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” 9. “Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez.” 10. “Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın.” 11. “Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.”  12. “Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.” 13. “Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.” 14. “En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.” 15. “Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir.” 16. “Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır.” 17. “Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.” 18. “İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.”

Ruhunuz şad olsun, Aziz Şehitler


Kırşehir çok şehit verdi, çok şehidi ebediyete yolcu ettik…
Ama, Kırşehir’in son şehidi, askerimiz Tayfun daha derinden etkiledi.
Fukara, gariban ana-baba, Tayfun mazlum ve ŞEHİT!
Eğitim alamamış, diploma yok, referans olacak adam yok, tutunacak dal yok!
Baba inşaat işçisi, Ana Belediyede geçici temizlik işçisi.
Aileye bakacak, yuva kuracak iş lazım.
Tayfun Kavun, “Sözleşmeli Er” olmayı seçmiş. Aslında bu vatan için şehadet şerbetini içmeyi seçmiş.
Tuzu kuru olan, varlık içinde saltanat süren, bir yediğini bir daha yemeyen, bir giydiğini bir daha giymeyen, gününü gün edenler Tayfunun halinden ne anlar.
Bu resme bakın ve empati yapın!
Sonra Tayfun ve ailesine ve onlar gibi bu ülkenin yokluğunu, cefasını, sefaletini çekip can veren şehitlere şükran edin, dua edin.
Ruhunuz şad olsun, Aziz Şehitler.

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

“Ahlaklı olun, iyi insan olun…”


Cemil Meriç’in diliyle: “Sağcı solcu yoktur, ahlaklı ve ahlaksız insan vardır…”
Einstein’ın diliyle: “İnsanları renklerine, cinsiyetlerine, dinlerine, ırklarına göre gruplandırmak yanlıştır…
İnsanlar ikiye ayrılır…
“İyi insan, kötü insan…”
Siz, siz olun: “Ahlaklı olun, iyi insan olun…”

Ziyaretin kısası makbuldür” 


Daha çok çalışma hayatında kullanılan bir söz olarak kullandığımız ama sık yapıldığında ev ziyaretlerinde dahi hissettirdiğimiz bir durumu anlatır; “Ziyaretin kısası makbuldür” deyimi. Bizim toplumda ziyaret etmek, hal-hatır sormak bir güzel davranış örneğidir. Ziyaret etmek, birini veya bir yeri görmeye gitmek olarak tanımlanırken biz genelde insanı görmeye gitmeyi ziyaret olarak kullanırız. Bayrama girerken ziyaret etmenin önemini bir daha hatırlatmak istedim. Ancak ziyaret etmek ile ilgili yanlış anlaşılan bir düzeltmeyi yaparak, ziyaretlerinizi kısa olanı makbul diyerek kısa kesmek yerine, kısası makbuldür diyerek doyasıya yapmanız için kısa bir açıklama yapmak istedim. 

“Ziyaretin kısası makbuldür” sözünü her zaman ziyareti kısa kesmek, uzatmamak şeklinde yorumluyoruz. Burada kelimeyi “kısa” değil “kısas” olarak almamız gerekiyor. Kısas ise “karşılıklı olan” demektir. Yani ziyaretin makbul olanı karşılıklı olandır. Türkçemizde bir de “iade-i ziyaret” diye bir söz var. Anlamı “ziyarete gelenin ziyaretine gitmek”. değil “Kısası”, “iade-i ziyaret” olarak bilmek ve bu şekil uygulamak bizim insan ilişkilerimizi daha güçlü kılacaktır. Bu bayramdan başlayarak, ziyaret edenlerimize “kısas” yaparız diye düşünüyorum.
Bol ziyaretlerin olduğu, huzur dolu bir bayram diliyorum.

Müşteri odaklı olmakmı, İnsan odaklı olmakmı?


Porsche firması, 1983 yılında otomotiv sektöründe yankı uyandıracak teknik donanıma sahip bir otomobille pazara girer.

Müşterilerinden gelen her türlü yorum ve fikirlere açık olan yönetim, aracın piyasaya sürülmesinden 2 ay sonra ilginç bir şikayet mektubuyla karşılaşır. Müşterinin şikayeti şudur:

“Adım Danny Troatman. New Jersey’de yaşıyorum. Eşim ve çocuklarımla her akşam film seyretmeden önce şehir merkezinde bulunan markete dondurma almaya gidiyorum. Bir ay önce aldığım Porsche marka arabamla tabii ki…

Fakat ne ilginçtir, ne zaman çikolatalı veya meyveli dondurma alıp arabama dönsem, araç çalışmıyor. Oysa vanilyalı aldığım zaman aracım rahatlıkla çalışıyor.

Bunun bir kaç kere denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım.Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler”

Bu olay Türkiye’de olsa ne olurdu? Muhtemelen mektubunuz ciddiye alınmayıp bir kenara fırlatılırdı.

Ama hayır! Porsche firmasındaki yetkililer derhal adı geçen bölgeye bir mühendis gönderiyorlar ve sebebini öğreninceye kadar orada kalmasını sağlıyorlar. Ertesi gün mühendis NewJersey’e varıyor ve Bay Troatman’la hemen temasa geçiyor.

Aynı akşamdan başlamak üzere her akşam üstü mühendisimiz ve Bay Troatman dondurma almak üzere markete gidiyorlar. Gerçekten de çikolatalı ve meyveli dondurma alındığı zaman araba çalışmıyor, vanilyalı alındığı zaman ise rahatlıkla çalışıyor.

Mühendis başlangıçta bu olaya şaşkınlıkla bakıyor fakat bilimsellikten uzaklaşmamaya gayret ediyor. Aradan yaklaşık bir ay geçiyor. Bay Troatman ile her gün markete giden mühendis, sonunda olayı çözüyor.

Yeni model Porsche arabalarda kullanılan soğutma sistemi, araç durdurulduktan hemen sonra devreye giriyor ve motor belirli bir ısıya düşene kadar motoru kilitliyor. Markette en çok satılan dondurma ise vanilyalı.

Bu yüzden vanilyalı dondurma tezgahı önünde sürekli sıra oluyor. Bay Troatman sıraya girip dondurmasını alana kadar geçen süre,motorun soğuması için yeterli oluyor. Fakat çikolatalı veya meyveli dondurma tezgahı önünde sıra olmadığı için dondurmayı hemen alıp aracına geri dönüyor. Motor ise kilitli olduğu için araç çalışmıyor.

Mühendis,raporunu yönetime sunuyor. Piyasadaki araçlar geri toplanıp, gerekli ayarlamalar yapılıyor ve müşterilere yeni haliyle teslim ediliyor.