HEDEFE GİDEN YOL


Genç bir adam, Japonya’yı bir baştan bir başa dolaşıp ünlü ustaların bulunduğu okulları gezer. Ünlü bir okula geldiğinde, bu okulun ustasıyla görüşmek ister. Genç adam ustanın karşısına çıktığında “benden istediğin nedir?” diye sorar usta. “Sizin tarafınızdan eğitilmek ve ülkenin en iyi karate ustası olmak istiyorum. Bunun için kaç sene çalışmam gerek?” diye sorar genç adam. “En az on sene” diye cevap... Okumaya Devam et →

TİPİK TÜRK YÖNETİCİLERİN ÖZELLİKLERİ


1.Bireysel popülariteyi, grup popülaritesinin önünde tutarlar. 2. “Ben, ben, yine ben” kavramı on plandadır. 3. “Bilmiyorum, yeterli bilgi sahibi değilim”, demeye utanırlar. 4. Babacandırlar, çalışanlara kol kanat germeyi severler. 5. Babacandırlar, çalışanları aileden kabul ettiklerinden onların özel yaşantısı ile de yakından ilgilidirler, her zaman kendilerine danışılmasını beklerler. 6. Bilgili ve yetişmiş astları kendilerine rakip gördüklerinden,... Okumaya Devam et →

Henry David Thoreau bir zamanlar şöyle yazmış: ” Kötülüğün dallarını parçalayan binlerce insana karşılık, köküne vuran bir kişi vardır.”


Evet artık zaman güzel yurdumun bilinçli insanları için Kötülüğün dallarını parçalamak kadar onun köküne de vurma zamanı. Cahilliğe, sevgisizliğe, açgözlülüğe, yalancılığa, kibire, bölücülüğe ve duyarsızlığa vurma zamanı. Kötülüğün köklerine de ancak ve ancak eğitimle, bilimle, sevgiyle, tok gözlülükle, dürüstlükle, tevazuyla ve birleştiricilikle vurabiliyorsak işte o zaman gerçekten kökünü kazıyabiliriz derim.

Harika Bir Öykü.. Onu Da Sen Ağırla.


Günahkâr bir adamdı, ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan, ' ölse de, kurtulsak ' diyorlardı... Bir karısı vardı bu adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise, adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı, çıkaramazdı. Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑