Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY der ki; “ Vefa yok, ahde hürmet hiç. Emanet lafzı bi medlul. Yalan rayiç, hıyanet, mültezim her yerde, hak meçhul!” Vefanın gerçekten hiç olmadığı ahde hürmet diye bir kavramın unutulduğu, emanete hıyanetin normal sayıldığı, çıkara aracılık yapanların ve hakkı yok sayanların bu kadar arttığı bir zamanda ahde vefayı aramak zorlaştı.... Okumaya Devam et →
Anne – Baba ve Eğitimciler İçin Tavsiye Edilen 35 Film
Uzun süredir anne-babalar, eğitimciler ve çocukla çalışanlar için tavsiye edilebilecek filmler üzerinde çalışan Pedagoji derneği tavsiye filmler listesini yayımladı. Yapılan açıklamada: “Bazen bir film, bir kitap kadar farkındalık kazandırabiliyor. Hayata bakış açımıza katkı sunabiliyor. Bu nedenle eğitici özelliği olan birçok filmi değerlendirdik ve bu listeyi hazırladık. Bu çalışma ile amacımız anne-babalara ve eğitimcilere çocuk konusunda... Okumaya Devam et →
Eğitim mi?, Tecrübe mi?
Daha önceki bir tartışma konumuzda değinmiştim. İnsan Kaynakları (diğer bölümler) lisans mezunu genç arkadaşlarımızda Üniversite eğitimlerini eksik bulup, farklı kurs veya sertifika programları ile kendilerini geliştirip yada belge (diploma, katılım belgesi, sertifika) sayısını çoğaltıp iş arayışına girmelerini öneriyor yada istiyoruz. Diğer yandan 50 yaşına gelmiş, 30 yıllık iş deneyimine ve tecrübesine sahip, referansları çok iyi... Okumaya Devam et →
Söz Vermiştin Bana, Yanı Başında Kariyer Yapmama
Towers Watson danışmanlık şirketinin 26 ülkeden 32 bin çalışanla gerçekleştirdiği, “2014 Küresel Yetenek ve Ödül Yönetimi” adlı çalışmanın en önemli bulgusu : Çalışanların beklentileri ile işverenlerin vaatlerinin birbiriyle örtüşmediği.
Araştırmanın sonucunda ; Türkiye’deki çalışanların en çok iş güvencesi, kariyer fırsatları ve emeklilik haklarını önemsediğini ; işverenlerin ise çalışan ararken, kariyer fırsatları ile kurumlarının saygınlığını ön plana çıkardığını tespit etmişler.
Beklentilerin örtüşebilmesi için şirketlerin geçirmesi gereken evrim süreci konunun bir tarafı. Konunun diğer tarafı ise “söz vermek, vaatte bulunmakla” ilgili . Henüz çalışan ararken işverenin ön plana çıkardığı konular, yani vaat ettiği kariyer fırsatları ve kurumun saygınlığı, uygulamada ne kadarıyla gerçek?
İşe alım sürecinde ; kurum abartılıyor, kariyer ve eğitim fırsatlarından sıkça bahsediliyor, adayı kaçırmamak için pek çok “taktiksel” taklalar atılıyor atılmasına da, aday çalışan olarak bünyeye dahil edildiğinde maalesef aynı hassasiyet gösterilmeyebiliyor.
Vaat ettikleriyle uygulamaları örtüşen şirketleri bir kenara koyuyorum, örtüşmemesi durumunda ve çalışan bu duruma itiraz ettiğinde, işe alım…
View original post 201 kelime daha
PROFESYONEL İŞE ALIMCILAR CV NİZİ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
CV niz kişisel bir ürün. Sizi, deneyim ve tecrübelerinizi yansıtmak üzere tasarlanmış, iş dünyasının kabülü, iş dünyasında oluşabilecek kariyer fırsatların değerlendirilebilmesi için hazırlanan, iş görüşmelerine davet aldıran, sizin kişisel pazarlamanızı ve konumlandırmanız ile kurumsal dünya için markalaşmanızı destekleyen özel kurumsal bir araç.
Yeni trend CV lerin profesyoneller tarafından hazırlanması. Bence yanlış bir bakış açısı değil. Doğru bir bakış açısı. Eğer kendiniz hazırlayamıyorsanız, kayboluyorsanız, zor geliyor ise, İngilizceye sizi doğru temsil edebilecek kelimeler ile hakim değilseniz, yaptığınız işler size sıradan görünüyorsa, öne çıkartacağınız özellikler konusunda emin olamıyorsanız, evet CV hazırlamak zor, kimileri için de işkence bir süreç. O zaman başkasının sizin adınıza bu çalışmayı sizin ile yapıyor olması doğrudur. CV nizi ister siz ister başkası sizin adınıza hazırlıyor olsa dahi CV niz bir değerlendiricinin eline geçtiğinde bir süzgeçten geçiyor.
Çoğu işe alım profesyoneli daha doğrusu İşe alım konusunda gerçek ve profesyonel zihniyette çalışan kişiler bir CV ‘yi incelerken 4 perspektiften CV…
View original post 1.023 kelime daha
Cv’nin Felsefesi
Dün, blogger arkadaşım Nigar Atay‘ın “Esrarengiz CV” isimli yazısını okudum. Beğendim ve düşüncelerimi eklemek için altına yorum olarak yazacakken bir anda o kelimeler kar tanesine dönüştü. O kar taneleri birikti ve önce kar topu, sonrasında da bir çığ oldu. Ben de bu büyüklükte bir yorumu yayınlamak yerine yazı şeklinde yayınlamayı tercih ettim =)
Çalışan bir insana, klavyesinden gülümser CV
Konumuz CV
Cv de ne demek? diye dert yanarken, şu anda çalışan kesimin yüzde 80’inin (baby boomer ve x kuşağının bir kısmının cv ye gerek olmadan işe giriş yaptığını düşünerek) hayatında bir kez dahi olsa karşılaştığı hadisedir. İşyerinden Curriculum Vitae yani Özgeçmiş istenir. Fakat bu, kitap arkasındaki yazarın özgeçmişi gibi olanlardan değil. Daha profesyonel olarak tabir edilen, yetkinlik ve seviyelerinizi belirttiğiniz bir bilgilendirme yazısıdır.
İçeriğinde kişisel iletişim bilgilerinden, İş deneyimleri ve hatta yetkinliklere kadar pek çok ibareyi barındırır. Genellikle 1 sayfalık olan temel cv ler, bazen sayfalarca düzenlenmiş olabilir.
View original post 370 kelime daha
Hareket, Hareket, Hareket….
Osman Müftüoğlu’nun HASTASIYIM.Yani sürekli takipçisiyim.Her yazdığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz en iyisi sitesinden ya da Hürriyet gazetesinden benim gibi her gün okuyun göz gezdirin, başlıklara bakın. Benden söylemesi.Bugün Hürriyet’de yayınlanan yazısını paylaşıyorum,sonra da hemen biraz daha yürümeye gidiyorum. Sevgiler, sevgiler…
HAREKETSİZLİK Mİ, KİLO MU?
Altmışlı yaşlara yeni “merhaba” diyen dostum “geçen hafta yaptırdığım kan analizleri mükemmel neticeler verdi” deyip sandalyesine keyifle yaslandı, ardından da ekledi. “3-5 kilo fazlam var ama ciddiye almıyorum. Yalnızca tahlillerim değil, fonksiyonel testlerimin sonuçları da mükemmel. Kalbime efor testi yapan kardiyolog da, denge ve bellek fonksiyonlarımı inceleyen nörolog da beni iyi buldular”. Ardından da şu soruyu ekledi, “hareketsizlik mi, fazla kilo mu daha tehlikeli?”
Önce şu bilginin altını kalınca çizelim: HAREKETSİZLİK yapılabilecek en büyük hatadır. Bedenimiz sadece eklem ve kemikleri için değil, her hücre, doku, organ ve sistemleri için de hareket etmek zorundadır. Hareket etmeyen beden yaşı ne olursa olsun sorun çıkarır. Bunu kanıtlayan çok…
View original post 830 kelime daha
İk, İk. Söyle Bana…
Her İK’cıya “Sen bilirsin….” girizgahı ile sorulan birkaç soruyu siz sevimli İK’cılar ve onların zaman katili arkadaşları için cevaplandırdım. Cevabını merak ettiğiniz diğer soruları yorum bölümüne ekleyebilirsiniz?
İnsanla Uğraşmak Zor Değil Mi?
Aslında baktığınızda iş hayatının her noktasında insan olduğundan dolayı benzer zorlukları yaşıyoruz. İK’cıların diğer beyaz yakalılardan ayrıldığı nokta, İK’nın insan ile ilgili sorun ne olursa olsun göğüslemek ve çözmek zorundadır. Diğer bölümlerde çalışanlar sorunlarını yöneticilerine anlatırlar ve çözüm ararlar. Çözümü bulunmayan bütün sorunlar ise İK’ya yönlendirilir. Gerçekten İK’ya gönül verenler bu tür problemleri “insanla uğraşmak” yerine “insanla çözüm aramak” olarak algıladığından çözüme daha az zahmetle ulaşırlar.
Ofiste boş oturmak yerine ne yapıyorsunuz?
Sebebi nedir bilmiyorum ama İK çalışanlarının bütün gün ofiste boş boş oturduğunu düşününler var. Gürol Ağırbaş’ın bir sözünü İK’ya uyarlayarak bu soruyu cevaplarsak “İK’nın varlığını yokluğunda anlayabilirsiniz” diyebilirim.
Bana şu müdürün maaşını söyleyebilir misin?
Şirketin boyutuna ve organizasyon yapısına göre İK’cı bütün maaş bilgilerine erişemeyebilir. Bu…
View original post 427 kelime daha
ZAMANIN DEĞERİNİ BİLMEK
Zamanın değerini en iyi kim bilir sorusunun cevabını ölüme en yakın olanlar bilir demek en doğru cevap olur sanırım. Bir yarışmada hedefe ulaşmak için yarışanlar için bir kaç saniyenin bile ne kadar önemli olduğunu düşünürsek zamanın değerini daha iyi kavrayabiliriz. Filmlerde izleriz, patlamaya hazır bir saatli bombanın saniyelerin değerini ölçemeyiz. Buna benzer bir dolu örnek... Okumaya Devam et →
İŞYERLERİNDE ÇATIŞMA
Ahi Evrani Veli’ nin “Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir” sözünü okurken işyerlerinde rekabet ve bunun sonucunda ortaya çıkan işletmelerdeki çatışmalar aklıma geldi. Günümüzde daha da artan işyerlerindeki çatışma sorununa en güzel reçete sanırım bu güzel söz olur diye düşündüm. İşyerlerindeki çatışma nedir? İnsanlar işyerlerinde neden... Okumaya Devam et →



Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.