Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır” sözü, insana kendini bilmenin ve ilmin asıl amacının kendini tanımak olduğunu hatırlatan önemli bir öğüttür. Bu sözlerde, ilmin ve bilgeliğin en yüce mertebesinin kişinin kendisini tanıması ve anlaması olduğu vurgulanmaktadır.
Bu blog yazımda, Yunus Emre’nin bu derin ve hikmet dolu sözlerinin anlamını ve önemini yazmaya çalıştım.
Yunus Emre’nin bu sözleri, insanın yaşam boyu süren bir kendini keşfetme yolculuğuna işaret eder.
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” derken, Yunus Emre bize gerçek ilmin, yani hikmetin, dış dünyadaki bilgi birikimiyle sınırlı kalmadığını, asıl önemli olanın insanın kendi iç dünyasını keşfetmesi olduğunu anlatır. Kendini bilmek, sadece bireyin kendi yeteneklerini ve zayıflıklarını tanıması değil, aynı zamanda içsel huzura ve bilgelik dolu bir yaşam tarzına ulaşması anlamına gelir.
“Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır” dizesi ise, yüzeysel bilgi birikiminin anlamını sorgular. Modern dünyada bilgiye erişim her zamankinden daha kolay olsa da, Yunus Emre’nin bu sözleri bizlere bilgiye sahip olmanın yeterli olmadığını, önemli olanın bu bilgiyi kendimizi ve yaşamı daha derinlemesine anlamak için kullanmak olduğunu hatırlatır.
Bilgiyi edinmek, kitaplar okumak, eğitim almak elbette ki değerlidir; ancak bu süreç, insanın kendini ve varoluşunu anlamlandırma çabasıyla desteklenmezse eksik kalır.
Yunus Emre, bu sözüyle aynı zamanda bilgiyi nasıl kullanmamız gerektiği konusunda da bizlere rehberlik eder. Bilgi, insanı yücelten ve topluma fayda sağlayan bir araç olmalıdır. Ancak bilgi, kişisel ego ve çıkarlar için kullanıldığında ya da kişinin içsel dünyasındaki eksiklikleri örtmek için bir araç haline geldiğinde, gerçek anlamını yitirir. Kendini bilmeyen bir kişinin sahip olduğu bilgi, sadece yüzeyde kalır ve gerçek anlamda bir bilgelik oluşturmaz.
Yunus Emre’nin sözleri, bizlere ilmin ve bilginin en yüce amacının kendimizi tanımak olduğunu hatırlatır. Kendimizi tanıdıkça, içsel huzuru ve gerçek bilgeliği buluruz. Bu, yaşam boyu süren bir yolculuktur ve bu yolculukta bilgiyi, kendimizi ve çevremizi daha iyi anlamak ve geliştirmek için kullanmalıyız. Yunus Emre’nin bu öğüdü, modern dünyada bile hala geçerliliğini koruyan evrensel bir hakikati dile getirir: İlim, kendini bilmekle başlar ve anlam kazanır.
Bu derin ve anlamlı sözlerle, Yunus Emre bizlere içsel keşif ve gerçek bilgelik yolunda rehberlik etmeye devam ediyor.
Onun öğretilerini hayatımıza uyguladıkça, daha bilinçli ve anlamlı bir yaşam sürme yolunda adımlar atmış oluruz.

Yorum bırakın