Kamu Personelleri ve Liyakat Sorunu

Kamu yönetiminde personel alımı ve görevde yükselme süreçleri, uzun yıllardır tartışmaların merkezinde yer almıştır. Türkiye’de kamu personeli alımını düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili düzenlemeler, liyakat ilkesini esas almayı hedeflerken, uygulamada çeşitli sorunlar ortaya çıkmıştır. Özellikle son yıllarda sözleşmeli istihdam, mülakat uygulamaları ve istisnai kadro atamaları gibi yöntemlerin yaygınlaşması, kamu hizmetlerinde nitelik ve adalet sorunlarını beraberinde getirmiştir.

Kamu personel alımında liyakat ilkesi, teoride esas alınsa da uygulamada kişisel referanslar, siyasi etkiler ve istisnai yöntemler öne çıkmaktadır. Mülakat sistemlerinin şeffaflık ve tarafsızlıktan uzak olması, nitelikli adayların elenmesine ve kamuya duyulan güvenin azalmasına yol açmaktadır. 657 sayılı kanun çerçevesinde belirli pozisyonlar için istisnai kadro uygulamaları yapılabilirken, bu durumun kötüye kullanıldığı gözlemlenmektedir. Sınav ve değerlendirme süreçlerine tabi olmayan bu atamalar, çoğunlukla kişisel veya siyasi tercihlere dayalı olarak gerçekleşmekte, liyakat ilkesi tamamen göz ardı edilmektedir. Son yıllarda mülakat tekniklerinin yoğun kullanımı, nesnellikten uzak değerlendirmelere neden olmuştur. Adayların yeterliliklerinden ziyade, komisyonların kişisel eğilimlerine dayalı sonuçlar ortaya çıkmakta ve bu durum kamu personel alımında adaleti ciddi şekilde zedelemektedir.

Görevde yükselme süreçlerinde de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Kamu kurumlarında görevde yükselme süreçlerinin belirli kriterlere bağlanmış olması gerekirken, istisnai atamalar bu düzenin önüne geçmiştir. Örneğin, şeflik ve müdürlük gibi pozisyonlar, sınavsız ve liyakatsiz atamalarla doldurulmakta, bu durum kariyer beklentisi olan çalışanların motivasyonunu düşürmektedir. Ayrıca, görevde yükselme kriterleri aranmaksızın yapılan atamalar, kamu yöneticilerinin mesleki bilgi ve beceri düzeyini düşürmektedir. Deneyimsiz ve yetersiz kişiler, uzmanlık gerektiren pozisyonlara getirildiğinde, kurumsal işleyişte aksamalara neden olmaktadır.

Belediyeler, özel idareler ve üniversiteler gibi kuruluşlarda personel alımı ve görevde yükselme süreçlerinin büyük ölçüde yöneticilerin tasarrufunda olması, objektiflikten uzak uygulamaları artırmaktadır. Belediye başkanlarının geniş yetkileri, personel alımında siyasi tercihlerin etkisini artırmakta; özel idarelerde genel sekreterlerin geniş yetki alanları, kadrolaşma eğilimlerini tetiklemektedir. Üniversitelerde ise rektörlerin kararları doğrultusunda yapılan atamalar, akademik ve idari kadrolarda liyakat yerine kişisel ilişkilere dayalı süreçler ortaya çıkarmaktadır.

Bu sorunların çözümü için kamu personel alımı ve görevde yükselme süreçlerinde şeffaflık sağlanmalı, bağımsız denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Özellikle mülakat süreçleri kayıt altına alınmalı ve nesnel değerlendirme yöntemleri kullanılmalıdır. Liyakat ilkesini yeniden inşa etmek için sınav ve performansa dayalı kriterler netleştirilmelidir. İstisnai kadro uygulamaları, yalnızca zorunlu durumlarda ve açıkça belirtilen gerekçelerle kullanılmalıdır. Yerel yönetimlerde personel alımı ve görevde yükselme süreçlerinin merkezi bir kontrol mekanizması ile denetlenmesi sağlanmalıdır. Belediyeler, özel idareler ve üniversitelerde keyfi uygulamaların önüne geçmek için bağımsız kurullar oluşturulmalıdır. Kamu çalışanlarının kariyer beklentilerinin karşılanması için görevde yükselme süreçleri adil ve erişilebilir hale getirilmelidir. Bu doğrultuda, mesleki gelişim programları teşvik edilmeli ve çalışanların motivasyonu artırılmalıdır.

Kamu personel alımı ve görevde yükselme süreçlerinin adil ve liyakat esaslı hale getirilmesi, kamu yönetiminin verimliliği ve topluma duyulan güven açısından kritik öneme sahiptir. Şeffaflık, denetim ve liyakat ilkelerinin esas alındığı bir sistemin inşası, sadece bireyler için değil, kamu kurumlarının bütünlüğü ve etkinliği için de vazgeçilmezdir. Bu doğrultuda, istisnai kadro uygulamaları, mülakat süreçleri ve yerel yönetimlerdeki yetki kullanımları gibi sorunlu alanlara odaklanılarak kamu hizmetlerinde adaletin yeniden tesisi sağlanmalıdır.

Kamu Personelleri ve Liyakat Sorunu” için bir yorum

Kendininkini ekle

  1. Kamu personel alımı ve görevde yükselme süreçlerindeki liyakat sorunlarının çözümü için köklü ve etkili adımlar atılmalıdır. Öncelikle, tüm personel alımı ve görevde yükselme süreçleri, merkezi ve dijital bir platform üzerinden şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Bu platformda, mülakatlar canlı yayınlanmalı veya erişilebilir şekilde kayıt altına alınarak kamu denetimine açılmalıdır. Ayrıca, mülakatlarda kararların objektif olmasını sağlamak için yapay zeka destekli puanlama sistemleri devreye alınabilir. Görevde yükselme süreçlerinde, yalnızca sınav başarısı değil, çalışanların projelerle ölçülebilir katkıları ve performans kriterleri detaylıca değerlendirilmelidir. Yerel yönetimlerde ve üniversitelerde kadro yetkileri, bağımsız bir denetim kurulunun onayı olmadan uygulanamaz hale getirilmelidir. En önemlisi, istisnai kadro uygulamaları tamamen sınırlandırılmalı ve yalnızca denetim mekanizmalarının izniyle kullanılmalıdır. Bu reformlar, sadece kamuya duyulan güveni artırmakla kalmayacak, aynı zamanda kamu yönetiminin etkinliği ve verimliliğini de katbekat yükseltecektir. Selam ve saygılarımla. @yasinreyhan

    Beğen

Yasin Reyhan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑