Kurumsal Kıyaslama Akranlarla, Bireysel Kıyaslama İnsanın Kendisiyle Yapılır.


Kurumsal hayatın içinde yer alan her yapı, çoğu zaman farkında olmadan kendini çevresindeki kurumlarla karşılaştırır. Kimi zaman başarılarıyla, kimi zaman eksikleriyle…

Ancak bu karşılaştırma bilinçli ve sistematik bir şekilde yapılmadığında gelişime dönüşmez. İşte bu noktada Modeli, kıyaslamayı bir kültür meselesi olarak ele alır. Modelin Kurum Kültürü ve Liderlik kriterinde yer alan temel anlayışlardan biri, kurumların öğrenme, kıyaslama ve iş birliği faaliyetlerini sürekli ve planlı bir şekilde yürütmesidir.
Çünkü kıyaslama yapılmadan gelişimden söz etmek zordur. Bir kurum sadece kendi yaptıklarına bakarak doğru yolda olduğunu düşünebilir. Oysa aynı ekosistemin içinde başka kurumların neler yaptığını, hangi yöntemleri denediğini, hangi zorlukları aştığını bilmeden gerçek bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Bu nedenle kıyaslama bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Kurumlar, içinde bulundukları ekosistemdeki iyi uygulamaları gözlemlediğinde, kendi güçlü yönlerini daha net görür. Eksik yönlerini fark eder. Yeni fikirlerle tanışır. Farklı bakış açıları kazanır. Bu süreç sadece “kim daha iyi” sorusuna cevap aramak değildir. Asıl mesele, başkalarının deneyimlerinden öğrenmek, o deneyimleri kendi kurumuna uyarlamak ve sürekli gelişim için bir zemin oluşturmaktır.
Ekosistem içinde ve ötesinde yürütülen öğrenme ve kıyaslama faaliyetleri, yaratıcılığın kapısını aralar. İnovasyonu besler. Hatta kimi zaman alışılmış kalıpları yıkan, yeni yollar açan “yıkıcı düşünme” fırsatlarını ortaya çıkarır. Çünkü insan da kurum da kendi sınırlarının dışına bakmadan yeni bir şey keşfedemez. Başkalarının farklı çözümler geliştirdiğini görmek, “biz neden yapmayalım?” sorusunu doğurur. İşte dönüşüm bu soruyla başlar.
Kurumsal kıyaslama bu yönüyle akranlarla yapılan bir karşılaştırmaya benzer. Benzer büyüklükte, benzer şartlarda çalışan, aynı ekosistemin içinde yer alan kurumlar birbirini daha iyi anlar. Aynı dili konuşan, aynı zorlukları yaşayan ve benzer hedeflere yürüyen kurumların deneyimleri, en gerçekçi öğrenme kaynağıdır.Çünkü şartlar benzerdir, zemin ortaktır ve elde edilen sonuçlar daha anlamlıdır. Bu nedenle akran kurumlarla yapılan kıyaslama, kurumun kendini konumlandırmasını sağlar; nerede olduğunu, nereye gittiğini ve nasıl ilerlemesi gerektiğini daha net görmesine yardımcı olur.
Bireysel kıyaslama ise bambaşka bir dünyaya aittir.
İnsanın gerçek kıyaslaması başkalarıyla değil, kendi iç dünyasıyladır. Bu dünyada duygu ve düşünce birlikte yaşar. Her gün yaşanan olaylar karşısında verilen tepkiler, kurulan cümleler, hissedilen duygular insanın iç yolculuğunu şekillendirir. Bireysel kıyaslama da tam burada başlar.
Bir insanın kendine sorması gereken en önemli soru şudur:
“Ben bugün, dünden daha iyi bir yerde miyim?”
Daha sabırlı mıyım?
Daha anlayışlı mıyım?
Daha sakin miyim?
Daha olgun muyum?
Kıyaslama, insanın her türlü durum karşısında düşünce ve duygularının değişimini fark etmesi ve bu değişimi yönetebilmesiyle mümkün olur. Eskiden çabuk kırılan birinin bugün daha güçlü durabilmesi, eskiden öfkeyle tepki veren birinin bugün susabilmesi, eskiden umutsuzluğa kapılan birinin bugün daha dirençli olabilmesi…İşte bunların hepsi bireysel kıyaslamanın sonucudur.
Bu, başkasıyla yarışmak değildir.
Bu, insanın kendini aşma çabasıdır.
Bireyin bir önceki günü ile bugünü arasında kurduğu köprü, onun gelişiminin en gerçek göstergesidir. Çünkü insanın en doğru ölçüsü, yine kendisidir. Dünle bugün arasındaki fark ne kadar açıksa, gelişim de o kadar gerçektir.
“İki günü birbirine denk olan ziyandadır” anlayışı da bu düşüncenin özünü oluşturur.İnsan her gün kendine küçük de olsa bir adım ekleyebilmelidir. Bir düşünceyi değiştirmek, bir duyguyu yönetebilmek, bir hatayı fark etmek bile aslında büyük bir ilerlemedir. Çünkü değişim, büyük adımlarla değil, küçük farkındalıklarla başlar.
Kurumsal kıyaslama kurumu büyütür.
Bireysel kıyaslama ise insanı olgunlaştırır.
Biri dış dünyaya bakmayı öğretir.
Diğeri iç dünyayı tanımayı…
Kurumlar akranlarına bakarak gelişir.
İnsan ise kendi içine bakarak…

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑