Sağlık, insan hayatının en temel ve vazgeçilmez değerlerinden biridir. İnsanlığın varoluşundan bu yana hastalıklarla mücadele etmek, yaşam kalitesini artırmak ve insan ömrünü uzatmak için büyük çabalar gösterilmiştir. Bu çabanın merkezinde ise sağlık çalışanları yer almaktadır.
Türkiye’de her yıl 14 Mart, sağlık alanında emek veren tüm sağlık çalışanlarının özverisini hatırlamak ve onlara duyulan saygıyı ifade etmek amacıyla Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır.
14 Mart, sadece bir kutlama günü değil; aynı zamanda bilimin, vicdanın ve vatan sevgisinin sembolü olarak Tıp biliminin gelişiminde Türk-İslam medeniyetinin önemli katkıları bulunmaktadır. Bu katkıların en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz İbn-i Sina’dır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, sağlık hizmetlerinin önemini şu sözleriyle ifade etmiştir:
“Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.”
Bu söz, yalnızca hekimlere duyulan güveni değil; aynı zamanda bilimsel tıbba ve modern sağlık anlayışına duyulan inancı da göstermektedir.
Sağlık hizmetleri başta hekimlerimiz olmak üzere, çok geniş bir sağlık ekibinin ortak emeğiyle yürütülmektedir.
Sağlık hizmeti yalnızca teknik bir hizmet değil, aynı zamanda insani yönü güçlü bir sorumluluk alanıdır. Gece gündüz demeden çalışan sağlık çalışanları, toplumun en önemli güven kaynaklarından biridir.
Sağlık çalışanları sadece mesleki bilgi ve becerileriyle değil; aynı zamanda vicdanları, sabırları ve insan sevgileriyle hizmet sunmaktadır.
Bir hastanın iyileşme sürecinde gösterilen ilgi, empati ve merhamet; tıbbi tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle sağlık hizmeti sunmak yalnızca bir meslek değil, insanlığa adanmış bir görev olarak değerlendirilmektedir.
Bir sağlık yöneticiliği mezunu olarak ve Kırşehir Kamu Hastaneleri Birliği’nin kuruluş sürecinde İdari Hizmetler Başkanı olarak yaklaşık 26 ay boyunca sağlık sisteminin farklı basamaklarında görev yapmış biri olarak sağlık çalışanlarının fedakârlığını yakından görme fırsatı buldum.
Hastanelerde, sağlık merkezlerinde ve acil servislerde görev yapan sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle hizmet sunduklarına defalarca tanıklık ettim. Bu süreç bana sağlık hizmetinin yalnızca bir kurum işi olmadığını; büyük bir ekip ruhu ve insanlık görevi olduğunu bir kez daha göstermiştir.
14 Mart Tıp Bayramı, sağlık alanında görev yapan tüm meslek gruplarının emeğini hatırlamak ve onlara duyulan saygıyı ifade etmek için önemli bir fırsattır.
Başta hekimler olmak üzere; hemşireler, ebeler, paramedikler, acil tıp teknisyenleri, teknisyenler, diyetisyenler, fizyoterapistler ve sağlık hizmetinin her aşamasında görev yapan tüm sağlık çalışanları toplum sağlığının korunmasında hayati bir rol üstlenmektedir.
Bu anlamlı gün vesilesiyle, insan hayatını korumak için büyük bir özveriyle çalışan tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı gönülden kutluyor, sağlıklı, huzurlu ve güvenli çalışma ortamları diliyorum.

Bu vesile ile Sağlık Bakanlığı Verimlilik Karne Değerlendirme Sistemine göre Kırşehir Kamu Hastaneleri Türkiye birincisi yapan ekibimize, başta Opr. Dr. Mehmet Öncel olmak üzere tüm arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Yorum bırakın