İnsani Yönetim

İnsan Kaynakları Uzmanından İnsana Farklı Bir Bakış

Uzun yıllardır gerek blogumda gerekse sosyal medya paylaşımlarımda ağırlıklı olarak insan kaynakları süreçlerini, çalışma hayatını ve bu süreçlerin merkezinde yer alan insanı konu edindim. Amacım hiçbir zaman yalnızca mesleki bilgi paylaşmak olmadı. İnsan kaynakları alanına giren konularda, insanı anlamaya, düşündürmeye, farkındalık oluşturmaya ve yol göstermeye çalıştım.

Çünkü ben, dünyanın insan için yaratıldığına inananlardanım. İnsan yoksa dünyanın da anlamı eksiktir. Öyleyse kurduğumuz bütün sistemlerin, geliştirdiğimiz bütün süreçlerin ve aldığımız bütün kararların merkezinde insan olmalıdır.

İşte “İnsan Kaynakları Uzmanından İnsana Farklı Bir Bakış” ifadesini kullanmamın temel nedeni de budur. Amacım sadece insan kaynaklarını anlatmak değil; önce insana, insan olduğunu ve taşıması gereken temel insani değerleri yeniden hatırlatmaktır.

Bugün bilgiye ulaşmak kolaydır. İnsanlar çok başarılı olabilir, alanlarında uzmanlaşabilir, önemli makamlar elde edebilir. Ancak insani değerlerden uzak bir başarı, eksik bir başarıdır. Bilginin vicdanla, yetkinliğin ahlakla, başarının insanlıkla buluşmadığı yerde gerçek anlamda sürdürülebilir bir başarıdan söz etmek zordur.

İnsan kaynakları yönetimi de bunun istisnası değildir. Bir çalışanı seçerken yalnızca mesleki yeterliliğe bakmıyorsak, çalışanı yönetirken de yalnızca performansa, hedeflere veya rakamlara odaklanmamalıyız. İnsan; duyguları, değerleri, beklentileri ve hayalleriyle bir bütündür.

Bu nedenle geleceğin yönetim anlayışının adının “İnsani Yönetim” olması gerektiğini düşünüyorum.

İnsani yönetimin merkezinde ise duygunun yönetimi yer almalıdır. Çünkü duygularına değer verilen, anlaşıldığını hisseden ve aidiyet geliştiren insanlar; daha üretken, daha yaratıcı ve daha bağlı bireyler hâline gelirler. Duyguyu yönetebilen yöneticiler ise yalnızca süreçleri değil, insanı da yönetebilirler.

Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Yönetimi yeniden tanımlamaya ve “İnsani Yönetim” üzerine birlikte düşünmeye ne dersiniz?
facil1