Yazılan Ama Yaşanmayan Stratejiler


Kurum Kültürü, Liderlik ve Stratejinin Gerçek SınavıBugün birçok kurumda değerler, vizyon, misyon ve manifestolar büyük bir özenle hazırlanıyor. Strateji çalıştayları yapılıyor, danışmanlıklar alınıyor, metinler rafine ediliyor. Tasarımlar hazırlanıyor, posterler basılıyor, web sitelerinde görünür hale getiriliyor. Kurumlar neyi temsil ettiklerini anlatmak için ciddi bir iletişim çabası ortaya koyuyor.Ancak burada çoğu zaman gözden kaçan temel bir gerçek... Okumaya Devam et →

Bir Model, Bir İnsan, Üç Soru


Yıllardır benimsediğim ve çalıştığım kurumlarda uygulanmasına emek verdiğim EFQM Modeli, özünde basit fakat derin bir mantığa dayanır. Model, kurumlara üç temel soruyu sormayı öğretir:Kuruluş neden var?Amacını ve stratejisini nasıl gerçekleştirecek?Bugüne kadar ne yaptı ve gelecekte ne yapacak?Bu sorular yönetim tekniği değildir; bir bakış açısıdır. Çünkü yönünü bilmeyen kurum ilerleyemez, nasılını kurmayan kurum sürdüremez, sonucunu ölçmeyen... Okumaya Devam et →

Kurumsal Kıyaslama Akranlarla, Bireysel Kıyaslama İnsanın Kendisiyle Yapılır.


Kurumsal hayatın içinde yer alan her yapı, çoğu zaman farkında olmadan kendini çevresindeki kurumlarla karşılaştırır. Kimi zaman başarılarıyla, kimi zaman eksikleriyle… Ancak bu karşılaştırma bilinçli ve sistematik bir şekilde yapılmadığında gelişime dönüşmez. İşte bu noktada Modeli, kıyaslamayı bir kültür meselesi olarak ele alır. Modelin Kurum Kültürü ve Liderlik kriterinde yer alan temel anlayışlardan biri, kurumların... Okumaya Devam et →

İşi Değil, İnsanı Yoran Yönetimdir


Kötü bir işte iyi bir yöneticiyle çalışmak,iyi bir işte kötü bir yöneticiyle çalışmaktan çok daha iyidir.Bu durumu bizzat yaşayan pek çok insan vardır. Çünkü çalışma ortamının sunduğu konfor, iyi bir yöneticiyle tamamlanmıyorsa o konfor geçicidir. Fiziksel imkânlar, unvanlar ya da maddi koşullar bir noktaya kadar yeterlidir; sonrasında belirleyici olan, yöneticinin tutumu ve oluşturduğu iklimdir.Daha önce... Okumaya Devam et →

Kendini Bilmek İçin Kendini Bulmak


George Bernard Shaw’un görseldeki meşhur sözünü okuyunca, insanın kendini bulmakla yetinmeyip kendini inşa etme sorumluluğu üzerine yazmaya başladım. Yaratan seni yaratmış; peki sen, yaratılan biri olarak kendini biliyor musun sorusunu önce kendime sordum.Kendini bilmek, çoğu zaman soyut bir çağrı gibi algılanır. Oysa bu çağrı, insanın hem kim olduğunu hem de kim olabileceğini fark etmesine davettir.... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑