Bazen anlayamıyorum. Aslında bazen değil, çoğunlukla anlayamıyor8um. Ne kadar okusam, eğitim alsam ve insanlarla iç içe yaşasam da sonuç değişmiyor. Başka bir insan, başka bir dünya demek ve benim başka bir dünyayı keşfedecek kadar enerjim yok artık… Bazen, birine sevgi verirsiniz. Emek verirsiniz. Zaman verirsiniz. Saygı gösterirsin, hürmetini eksik etmezsin, meselen yoktur, kendin gibi görürsün.... Okumaya Devam et →
Yönetenlerde oyun dışı bırakılır
Bireysel yönetimde, kurumsal yönetimde iyi yöneteceksiniz. Yönetimde adil olacaksınız. Zayıf olanı ezip, güçlü den yana taraf olmayacaksınız. Yöneticileriniz sizin güvenilir, adil ve tarafsız olduğunuza inanacak. Üst yönetici olarak ben veya biz karar alırız, sonuçları ne olursa olsun uygulatırız demeyeceksiniz. Aldığınız kararlar bireysel, kurumsal ve toplumsal fayda sağlayacak şekilde ve kabul edilebilir olacaktır. Yönelttiğiniz organizasyonun size... Okumaya Devam et →
Aslında yazının başlığını, ‘’Anlamak’’, İnsan Kaynaklarının en önemli özelliğidir diye yazmıştım. Ancak aşağıdaki yorumları, yorum yapanların pozisyonlarını okuyunca yazı başlığını değiştirdim. Aslında yorumları paylaşıp, insan kaynakları ile ilgili bu konudaki eleştirileri çıkarmak, bunun karşılığında meslektaşlarımın yorumlarını da değerlendirmeyi düşünmüştüm. Ancak yorumlara, eleştirilere, İK’ya dıştan bakışlara, İK’cı arkadaşların savunmalarına bakınca pes dedim. Sosyal medyada tartışılan bir... Okumaya Devam et →
Kamu Hastaneleri Kurumu, 663 KHK öncesine dönüşürmü?
Kamu Hastaneleri Kurumunun, 663 sayılı KHK öncesine dönüştürüleceğine yönelik haberleri sıkça okumaya başladık. Sağlık Bakanlığı personeli olmadan, diğer kurumlardan sözleşmeli olarak görev alan (İdari Hizmetler Başkanı) biri olarak bu durumu anlamaya çalışıyorum. 663 sayılı KHK öncesi bir hizmet alan bir birey olarak hastaneleri değerlendirebiliyorum. Kamu Hastaneleri Kurumun da kurucu yönetici olarak, kuruluş aşamasından süreçlerin oluştuğu... Okumaya Devam et →
Dinlemek ve Anlamak
İnsanlar birbirini anlamıyor. Aslında dinlemiyor. İnsanların biribirini anlaması, dinlemekten geçiyor. Önyargılar, çok bilmişlikler ve önemsememek dinlemeye engel oluyor. Dinlemek aslında bir nezaket kuralıdır. Adabı muhaşeretin bir gereğidir. Dinlemek, karşıyı anlamak olduğu kadar karşının bizi her zamankinden daha fazla önemsemesini ve bize güvenmesini sağlar. Dinlemenin diğer faydası ise kişinin kendisine verdiği değeri artırmasıdır. Anlaşılır ve anlayan... Okumaya Devam et →
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.