İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır


Gençlik bir hayat devresi değil bir akıl halidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak, heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç, kuşkusu kadar yaşlı,
Cesareti kadar genç, korkuları kadar yaşlı,umudu kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.
Siz, bu yıl da genç kalın.
W. E. Gladstone ve S.Ullman’ın şiirlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
__ #ekremozturk
10987706_10204591090474458_2887018877047651444_n

Sağlık çalışanlarının “Tıp Bayramları” kutlu olsun


Böylesine acı bir günde bayram kelimesi bile çok ağır geliyor. Ancak bu günlerde dahi görevlerini yapmaktan kaçınmayan sağlık çalışanlarının bu günlerini unutmamak gerek.
İki yılı geçkin bir süre görev yapmış olduğum Kamu Hastaneleri sürecinde,  insanı yaşatmaya ve insanlara daha sağlıklı bir yaşam sunmayı ilke edinen, bu kutsal ve saygın mesleği büyük fedakarlıkla yerine getiren, en güç koşullarda bile sağlık hizmetinin  özveriyle sunmanın çabasını veren sağlık çalışanlarını yakından tanıdım ve çalışma koşullarını gördüm.  Bunlar içerisinde özel bir insan olan, Genel Sekreterliğimide yapan Op. Dr. Mehmet Öncel nezdinde, beraber çalıştığım sağlık çalışanı arkadaşlarımın ve tüm sağlık çalışanlarının,  14 Mart “Tıp Bayramın” larını kutluyor ve saygılar sunuyorum.

#ekremozturk

image

Niyet güzel olmalı


Kimi iyi niyet besler, güzel düşüncelere sahip olur. Kimi kötü niyet besler, kötü düşünceler taşır. Kötü niyetli insanların amaçları da kötüdür. Kötü olanlar iyileri, iyiliği, güzeli ve güzelliği hedef yaparlar. Okları vardır, iyi olana karşı kullanırlar. Kötü niyetli hesap yaparlar ama bilmezler ki, Allah’ında bir hesabı vardır. Hesapları tutmadığı gibi attıkları ok’ta hedefi tutmaz. Hz. Alinin dediği gibi “niyeti kötü olanın attığı ok, kendine döner.”  
Ekrem Öztürk

image

İnsan kaynakları mezunlarının sesleri duyulmalı!


Lisans hatta yüksek lisans eğitimi alan İnsan Kaynakları mezunlarının, iş bulmak adına sertifika alma çabalarını anlamak lazım. Dört yıl lisans egitiminden aldığın diploma ile iş bulma, 50 saatlik egitimde aldığın sertifika ile iş bulurum umuduna kapıl. Bir yerde terslik var!
Egitenmi suçlu, iş verenmi?
İnsan kaynakları mezunlarının bir başka sorunu ise kamu personel alımında yok sayılmamalıdır. Bu konuyu ayrıca yazacağım. Ancak sosyal medyada insan kaynakları öğrencilerinin biraraya gelme ve bu sorunlarını ilgili yerlere duyurma çabalarını görünce deginmeden yapamadım.
Aslında çok basit talepleri var. Kamudaki insan kaynakları departmalarında farklı bölümlerden mezun olanların yerine bizi tercih edin diyorlar.
Bugün gerek kamu gerekse özel sektörün, insan kaynakları departmalarında personel yönetimi ile ilgili hiç bir alakası olmayan bölümlerden mezunların çalışmasını görebiliyoruz. Özel sektör tercihine karışmak mümkün değilil ama özel sektörün insan kaynakları deplasmanlarında görev alanlara büyük bir sorumluluk düşüyor.
Kamuda ise tercih kullanma kamu yönetimine bağlı. Devlet personel başkanlığı, insan kaynakları mezunlarının farkına varmalıdır. Kamu kurumlarının personel taleplerinde özellikle insan kaynakları departmalarına isteklerinde, insan kaynakları mezunlarını talep etmeleri istenmelidir.
Bu konuda değerli bürokrat, devlet personel baskanımız gereğini yapar diye umut ediyoruz.

#ekremozturk #insankaynaklari

image

Hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmelisin…


Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu :
“Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun ? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı ? ”
Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
“Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de seversin.”
Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.
“İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı değil ki ! ”
“Bu tamamen nesnelere nasıl baktığınla ilgili. Bu kalemin beş önemli özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep dünyayla barışık bir insan olursun.”
“Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attığın adımları yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el Tanrı’dır ve her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir.”
“İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri olmasını sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu acılar seni daha iyi bir insan yapar.”
“Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığımız bir şeyi sonradan düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden biridir.”
“Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın.”
“Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli ve her hareketinin farkında olmalısın.”

image

Hiç


Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam
boynunu büküp son makamını söylemiş:
“Hiç.”
“Daha niye kabarıyorsun be adam.
Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
“Hiçlik makamında!”
#ekremozturk

hak