Hepsi, bir avuç toprağız..


Kariyer hedefine odaklanıp, bu yönde neler yapabiliriz, daha iyi nasıl olabiliriz diye çaba gösteriyoruz. Belirli bir kariyer hedefine gelince yetinmiyoruz ve daha bir üst hedef belirliyoruz. Hatta, "ben kariyerim için her şeyi yaparım" bile diyoruz. Zirveye çıkıyoruz, yetinmiyoruz... Daha yüksek istiyoruz ve bu devam edip gidiyor. Kendini dev aynasında gören saltanatı, varlığı ve fani güçleri... Okumaya Devam et →

Kıskanmak yerine takdir etmek…


Kıskanmak kişinin kendisinde olmadığını düşündüğü birşeyi başkasında gördüğü anda oluşan ve genellikle o kişiye kendini kötü hissettiren duygudur. Herkeste olan bu duygu kişinin gerçeği kabul etmesi ve olgun düşünmesi kıskançlık kontrol edilebilir, hatta yok edilebilir. İş yaşamında da sık karşılaştığımız kıskançlık, iş yerinde çatışmaların temel nedenidir. Çaba göstermeyen, öğrenmeden uzak, değişimi kavramayan ve ayak uyduramayan... Okumaya Devam et →

Bugün benim doğum günümdü


Mevsimlerin en güzeli olan ilkbaharın en güzel aylarından Nisan ayının, 23 sabahında bugün benim doğum günüm diye başladığın günde “bugün benim doğum günümdü” diyerek kapıyorum.  Bir gün daha geçti ve bir günler, bir yıl oluyor ve bir yaş daha yaşlanıp, bir ömrü tamamlıyoruz. Doğum günümü kutlayan yüzlerce güzel insanı görünce bu teşekkür yazısını yazmadan geçemedim.... Okumaya Devam et →

Bugün Doğum Günüm


Doğum Günüm (23 Nisan) ve doğum günümü (bugünden) kutlayan dostların hatırlattığı ve her doğum günümde beni düşündüren bir şiir vardır. Ve ben şiiri paylaşmayı gelenek haline getirdim. Rahatlığın, keyfiyetin, varlığın ve saltanatın içinde hayat sürenlerin tersine yalnızlığın içerisinde kaldırımlara eşlik eden bir garipte  sonu yaşıyor. Bu mana dolu şiir’de,  “ ben gideyim yol gitsin, ben... Okumaya Devam et →

Ben “Hiç kimse olmak istiyorum.”


Hepimiz hep başka birileriyiz... Sevdiğimiz, beğendiğimiz, örnek aldığımız, kıskandığımız, yerinde olmak istediğimiz birilerinin seslerini, sözlerini, bakışlarını ve tavırlarını alıyor,sanki bize aitmiş gibi kullanıyoruz... Sabahları kalkıp elbise dolabımızın önünde durduğumuzda, giyeceğimiz elbiseye ve yanına gideceğimiz insanlara en çok uyacak maskeyi de seçiyoruz, elbiselerimizin yanında duran maskelerimizin arasından... Hep daha fazlasını isterken, aslında giderek hep daha az... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑