Bazı insanlar vardır, az ama öz dostluklara sahiptir. Onları her ortamda, herkesin arasında görmezsiniz. Kalabalıklara karışmaz, popüler olma telaşına düşmezler. Çünkü onların ilgisi; geçici statülerde, makam oyunlarında ya da yüzeysel heveslerde değil, insanın özünde, doğanın dengesinde ve geleceğin anlamındadır.
Derin düşünen, farkında olan ve sadece kendi varlığıyla değil, çevresindeki insanlarla, doğayla ve tüm canlılarla ilgilenen kişiler, çoğunlukla yalnızlığı tercih ederler. Çünkü bu insanlar, nitelikli düşüncenin, üretkenliğin ve samimiyetin kıymetini bilirler. Onlar için bir dostluk, sadece yan yana gelmek değil; ruhen ve zihnen besleyici bir yolculuktur. Ancak günümüz dünyasında, ilişkiler giderek yüzeyselleşirken, bu yolculuğa eşlik edebilecek insan sayısı da azalır.
Nitelikli insanlar; kibirli, yapmacık, kendisini “bulunmaz Hint kumaşı” sanan, yüzeysel kalabalıklarda kaybolmazlar. Zira bu kalabalıklar, çoğu zaman sahte bir gösterişin, geçici menfaatlerin ve samimiyetsiz ilişkilerin sahnesidir. Onlar için esas olan, düşünmek, üretmek ve hayal kurmaktır. İşte bu yüzden, nitelikli insanlar, her yerde nefes alamazlar.
Çünkü nitelik sessizdir, cehalet ise gürültülüdür. Gürültü, içi boş ama yüksek sesli konuşmalarla doludur. Sessizlik ise derinlik barındırır; incelikli düşünceleri, anlamlı sohbetleri, içselleştirilmiş bilgeliği taşır. Çoğu insan kalabalıkların gürültüsüne kapılırken, nitelikli bireyler, sessizliğin içinde kendini bulur ve gerçek anlamda değer taşıyan bağları korur.
Bu yüzden az dostları vardır. Ama o dostluklar, zamana meydan okuyan, samimiyetle yoğrulmuş ve gerçekten kıymetli bağlardır. Çünkü asıl mesele çok insan tanımak değil, doğru insanlarla yol yürümektir.

Yorum bırakın