Bir saha ziyareti tamamlandı, geriye kalıcı bir kurum kültürü bırakma sorumluluğu kaldı.
12–16 Ekim tarihlerini kapsayan KalDer EFQM Tanıma ve Ödül Programı saha ziyaretimizi tamamladık. Yaklaşık on aylık hazırlık sürecinin ardından geride yalnızca değerlendirmeler, görüşmeler ve sunumlar değil; ortak bir amaç etrafında kenetlenen, birlikte üreten ve kurumsal gelişim için emek veren büyük bir ekip bıraktık.
Bu süreçte üniversitemizin üst yönetiminden akademisyenlerimize, profesörlerimizden doçentlerimize, idari çalışanlarımızdan organizasyonda görev alan tüm arkadaşlarımıza kadar herkesin aynı amaç doğrultusunda gösterdiği çaba, benim için en kıymetli kazanımlardan biri oldu. Unvanların ve makamların ötesinde, gerektiğinde rehberlik yapan, gerektiğinde salon görevlisi olarak sorumluluk üstlenen, her aşamada katkı sunan çalışma arkadaşlarımızın dayanışması, kurum kültürümüzün en güzel yansımalarından biriydi.
Çünkü bireysel olarak izler bırakabiliriz; ancak asıl önemli olan, kurumsal olarak bir kültür bırakabilmektir.
Bir gün hepimiz bu kurumdan ayrılacağız. Yöneticiler değişecek, görevler devredilecek, insanlar farklı yollara ilerleyecek. Peki, geriye ne kalacak?
Bence asıl başarı; bizden sonra da yaşamaya devam eden, insanları ortak değerler etrafında buluşturan, sürekli gelişmeyi destekleyen ve kurumu geleceğe taşıyan bir anlayış bırakabilmektir.
EFQM modelini bu nedenle yalnızca bir değerlendirme veya ödül süreci olarak görmüyorum. Onu, kurumların düşünme ve çalışma biçimini geliştiren, ortak değerleri güçlendiren ve sürdürülebilir başarıya zemin hazırlayan bir yönetim yaklaşımı olarak değerlendiriyorum.
Saha ziyaretimiz tamamlandı. Önümüzdeki iki günlük süreçte değerlendirme raporunun hazırlanması aşaması yaşanacak. Bizler ise bu sürecin sonunda, kasım ayının sonunda İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek ödül töreninden büyük ödülle dönmeyi umut ediyoruz.
Elbette ödüller kıymetlidir. Ancak benim için en az ödül kadar kıymetli olan, bu süreçte birlikte ortaya koyduğumuz emek, dayanışma ve kurumsal gelişim iradesidir.
Başta üniversitemizin üst yönetimi olmak üzere, bu yolculukta emeği geçen tüm hocalarıma, akademik ve idari çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.
Ödüller bir gün alınır; ancak güçlü bir kurum kültürü, nesilden nesile aktarılabilir.
