(Yorgunluklar ve Gidenler – 1) Yorgunum...Yarına dair umutlarım tükeniyor.Hayallerim bir bir azalırken, düşüncelerim bile beni yalnız bırakıyor.Terk edip giden zaman, insan ve yaşama dair ne varsa içimden eksiltiyor.Giden gidene derken, tüm gidenleri uçurtma kuyruğuna bağlıyorum. Altı kamışlı, üçgen terazili, parçalı yorgan iplikli bir uçurtma salıyorumuçsuz bucaksız Çerkes meşeliğinin üzerine…Kuyruğunda her bir giden sallanıyor.Sert vuran yel... Okumaya Devam et →
Her Güne Yeni Bir Umutla Başlamak
Dün gece, geçmişi otuz beş yılı aşan bir dostumu ziyaret ettim. Birlikte nice anılar biriktirdiğimiz, dertleştiğimiz, güldüğümüz, hayata birlikte omuz verdiğimiz bir yoldaştı o. Ancak bu kez karşımdaki gözlerde beni tanıyan bir ışık yoktu. Alzaymırın acımasız eli, onun hafızasından sadece detayları değil, adımı da silmişti. Bir insanın yaşam hikâyesinin, daha hayattayken zihninden silinip gitmesi ne... Okumaya Devam et →
Yorulduk
Gündemin sürekli değişen rüzgarlarında savrulmaktan, siyasetin bitmeyen kavgalarına tanık olmaktan, her olayın bir tarafında yer almak zorundaymışız gibi hissetmekten yorulduk. Her gün yeni bir kriz, yeni bir tartışma, yeni bir ayrışma… Sanki her şey, bizi bir şekilde bölmek, kutuplara ayırmak için tasarlanmış gibi. Oysa biz sadece yaşamak istiyoruz, sade ve huzurlu bir yaşam…Ekmeğin peşinde koşarken... Okumaya Devam et →
Erteleme, Ölüm Var…
Her şeyi düzeltebilirmişiz gibi geliyor, değil mi?Bütün küslükleri bir gün sona erdirebilir, kırgın gönülleri bir anda onarabilir, yıllardır ertelenmiş dostlukları "Hadi!" deyip gerçekleştirebiliriz sanıyoruz. Nasıl olsa daha zaman var. Nasıl olsa daha uzun bir ömür yaşayacağız. Nasıl olsa dünya küçük, bir yerde karşılaşırız...Oluru varsa, tesadüfler zaten yaratır yolu, değil mi?Nedir ki acelemiz?Derken...Ölüm giriverir araya.Bütün planları... Okumaya Devam et →
Görmek, Bilmek ve Susmak Üzerine
Bilmek ama anlatmamak, görmek ama sormamak, hissetmek ama belli etmemek, yutmak ama unutmamak… Hayatın içinde, özellikle de güç dengelerinin hassas olduğu ortamlarda, bu dört ilke bir hayatta kalma stratejisi haline gelir. Ama bu, insanın en temel özelliklerinden, yani düşüncelerini seslendirme ve duygularını hissettirme yetisinden uzaklaşması anlamına gelir.Bazen bildiği bir şeyi dile getirmemek, insanın kendini koruma... Okumaya Devam et →
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.