9 Ekim 2026 tarihinde, Kırşehir Ahi Evran Üniversitemizde EFQM dış değerlendirme saha ziyareti öncesinde düzenlenen motivasyon toplantısına katıldım. Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi 15 Temmuz Millî İrade Salonunda gerçekleştirilen toplantıda Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hüseyin Şimşek ve Prof. Dr. Musa Özata, Genel Sekreter Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin İlter, EFQM kriter sorumluları, birim kalite temsilcileri ile çalışanlar bir araya geldi.
Toplantıda yaptığım konuşmada; Aralık ayından bu yana yürüttüğümüz EFQM hazırlık çalışmalarını, üniversitemizin kalite yönetimi alanında elde ettiği kazanımları, Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemimizin (BKYS) gelişimini, ortak emeğin değerini ve kurumsal başarıların sürdürülebilirliği için birlikte hareket etmenin önemini ele aldım. Ayrıca üniversitemizin yükseköğretim ekosistemine katkı sunma sorumluluğuna ve bu süreçte emeği bulunan yönetici, çalışan ve öğrencilerimizin katkılarına değindim.
Konuşmamın tam metnini aşağıda paylaşıyorum.
EFQM Saha Hazırlık ve Motivasyon Toplantısı Konuşmam
Sayın Rektörüm, kıymetli yöneticilerimiz, değerli hocalarım, çalışma arkadaşlarım ve sevgili öğrencilerimiz;
Bugün burada yalnızca bir saha ziyareti hazırlığı için değil, aynı zamanda ortak emeğimizi, birlikte başardıklarımızı ve geleceğe ilişkin hedeflerimizi paylaşmak için bir aradayız.
Aralık ayından bu yana akademik ve idari kadrolarımızla birlikte EFQM sürecinde önemli bir mesafe katettik. Öz değerlendirme çalışmalarımızı yürüttük, ödül başvuru raporlarımızı hazırladık, eğitimler gerçekleştirdik ve saha ziyareti hazırlıklarımızı sürdürdük. Bu çalışmaların her biri, üniversitemizi daha iyi tanımamıza, güçlü yönlerimizi görmemize ve gelişim alanlarımız üzerinde düşünmemize katkı sağladı.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim: EFQM süreci yalnızca bir değerlendirmeden geçme süreci değildir. Bu süreç, kurum olarak kendimize dışarıdan bakabilme, yaptıklarımızı sorgulayabilme, sonuçlarımızı değerlendirebilme ve daha iyisini yapmak için yeni fırsatlar geliştirebilme sürecidir.
Çünkü kalite, yalnızca belirlenmiş standartları karşılamak değil; yaptığımız işi neden yaptığımızı bilmek, sonuçlarını ölçmek, elde ettiğimiz deneyimlerden öğrenmek ve her defasında daha iyisini gerçekleştirmek için çaba göstermektir.
Birlikte Oluşturduğumuz Değer: BKYS
Değerli arkadaşlarım,
Üniversitemizin kalite yönetimi alanındaki önemli kazanımlarından biri olan Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemimiz, yani BKYS, bu anlayışın somut örneklerinden biridir.
BKYS, yalnızca bir yazılım projesi değildir. O, ortak aklın, emeğin, deneyimin ve kurumsal ihtiyaçları doğru okuyabilmenin bir sonucudur. Üniversitemizin kendi ihtiyaçlarından hareketle geliştirilen bu sistem, zaman içerisinde farklı kurumların da yararlandığı bir yapıya dönüşmüştür.
Bugün BKYS’nin yükseköğretim kurumlarında ve farklı kuruluşlarda karşılık bulması, bizim için yalnızca bir yaygınlaşma başarısı değildir. Aynı zamanda üniversitemizde üretilen bilginin, deneyimin ve çözüm yaklaşımının başka kurumların gelişimine de katkı sunabileceğinin göstergesidir.
BKYS’nin Cumhurbaşkanımızın elinden alınan YÖK Üstün Başarı Ödülü’ne layık görülmesi de bu ortak emeğin önemli bir karşılığıdır. Bu başarıyı değerlendirirken yalnızca ortaya çıkan sonucu değil, o sonuca ulaşmamızı sağlayan süreci, iş birliğini ve kararlılığı da görmemiz gerektiğine inanıyorum.
Bir fikrin ortaya çıkması, geliştirilmesi, kurumsal bir sisteme dönüşmesi ve başka kurumlara örnek olabilecek bir noktaya ulaşması kolay değildir. Bunun için ihtiyaçları doğru anlamak, sorunlara çözüm üretmek, sabırla çalışmak ve ortaya konulan emeği sürekli geliştirmek gerekir.
BKYS’nin gelişiminde de bu çabanın izlerini görüyoruz.
Başarı, Ortak Emeğin ve Paylaşmanın Sonucudur
Bu noktada özellikle vurgulamak istediğim bir konu var.
Başarı, yalnızca kendimizin iyi olması değil, başkalarının da daha iyi olmasına katkı sunabilmektir.
Bir kurumun başarısını sadece kendi içerisinde elde ettiği sonuçlarla değerlendirmek yeterli değildir. Sahip olduğu bilgi ve deneyimi paylaşabiliyor, başka kurumların gelişimine katkı sunabiliyor ve bulunduğu ekosistemde değer oluşturabiliyorsa başarı daha anlamlı hâle gelir.
BKYS’nin farklı üniversitelerde kullanılmaya başlanması, bu açıdan bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Üniversitemizde geliştirdiğimiz bir uygulamanın başka kurumların kalite yönetimi çalışmalarına katkı sunması, ürettiğimiz değerin kendi sınırlarımızı aştığını gösteriyor.
Bu süreçte elde ettiğimiz deneyimler, farklı üniversitelerle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, tanıtımlar ve bilgi paylaşımı çalışmaları da bize önemli kazanımlar sağladı. Başka kurumların ihtiyaçlarını anlamak, kendi uygulamalarımızı yeniden değerlendirmek ve deneyimlerimizi paylaşmak, bizim de öğrenmemize ve gelişmemize katkı sunuyor.
Dolayısıyla burada yalnızca bir sistemin başarısından söz etmiyoruz. Aynı zamanda iş birliğinden, paylaşmaktan, birlikte öğrenmekten ve kurumsal gelişimi ortak bir sorumluluk olarak görmekten söz ediyoruz.
Bu Başarıda Emeği Olan Herkese Teşekkür Ediyorum
Bu vesileyle BKYS’ye liderlik eden ve gelişimine önemli katkılar sunan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’e teşekkür ediyorum.
Kalite yönetimi çalışmalarımızda her zaman yanımızda olan, sürecin gelişimine katkı sağlayan Rektör Yardımcımız ve Kalite Yönetim Koordinatörümüz Sayın Prof. Dr. Hüseyin Şimşek’e de özellikle teşekkürlerimi sunuyorum.
Başta Reşit Mamur olmak üzere yazılım ekibimizin her bir üyesine, sistemin geliştirilmesi ve ihtiyaçlara cevap verebilecek bir yapıya kavuşması için ortaya koydukları emek nedeniyle teşekkür ediyorum.
Aynı şekilde bu çalışmaların yürütülmesinde katkısı bulunan yöneticilerimize, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve süreç boyunca sorumluluk üstlenen bütün çalışma arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Çünkü kurumsal başarılar hiçbir zaman tek bir kişinin eseri değildir. Bazı çalışmaların öncülüğünü bir kişi yapabilir, bazı fikirleri bir ekip geliştirebilir; ancak bunların kurumsal bir değere dönüşmesi, çok sayıda insanın katkısıyla mümkün olur.
Bu nedenle elde ettiğimiz başarıları kişilere indirgemeden, ortak emeğin ve kurumsal sahiplenmenin bir sonucu olarak değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde Olmak: Bir Değerin Parçası Olmak
Değerli arkadaşlarım,
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde çalışmak, yalnızca bir kurumun mensubu olmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda köklü bir düşünce geleneğinin, insanı merkeze alan bir anlayışın ve yaşadığı topluma değer katma sorumluluğunun parçası olmak anlamına geliyor.
Ahi Evran-ı Veli’nin meslek ahlakı, dayanışma, dürüstlük ve paylaşma anlayışı; Aşıkpaşa’nın düşünce dünyası; Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş’ın bu topraklardan yükselen kültürel mirası, yaşadığımız coğrafyanın değerlerini hatırlatıyor.
Bu mirasın bize yüklediği sorumluluk, yalnızca geçmişle gurur duymak değil, geçmişten aldığımız değerleri bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturabilmektir.
Üniversiteler de tam bu noktada önemli bir sorumluluk üstlenir. Bilgi üretmek, insan yetiştirmek, topluma katkı sunmak ve bulunduğu bölgenin gelişimine destek olmak, üniversitelerin temel görevleri arasındadır.
Kalite yönetimini de bu sorumluluktan ayrı düşünemeyiz. Kalite, yaptığımız işi daha iyi gerçekleştirmemize, kaynaklarımızı daha etkili kullanmamıza, paydaşlarımızın beklentilerini anlamamıza ve toplumsal katkımızı güçlendirmemize yardımcı olan bir yönetim anlayışıdır.
Bu nedenle EFQM çalışmalarımızı da yalnızca bir modelin gerekliliklerini yerine getirmek olarak değil, üniversitemizin varlık amacına daha güçlü katkı sunmasının bir aracı olarak görüyorum.
EFQM Saha Ziyareti: Kendimizi Tanıma ve Geliştirme Fırsatı
Önümüzdeki 12–16 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan EFQM dış değerlendirme saha ziyareti, bu açıdan önemli bir aşamayı oluşturuyor.
Saha ziyaretinde önemli olan yalnızca hangi faaliyetleri gerçekleştirdiğimizi anlatmak değildir. Bu faaliyetleri hangi ihtiyaçlardan hareketle planladığımızı, nasıl uyguladığımızı, ne tür sonuçlar elde ettiğimizi ve bu sonuçlardan nasıl yararlandığımızı da ortaya koyabilmemiz gerekir.
Bir uygulamanın varlığı elbette önemlidir. Ancak o uygulamanın kuruma ne kattığı, çalışanlara ve paydaşlara nasıl yansıdığı, hangi sonuçları doğurduğu ve zaman içerisinde nasıl geliştirildiği daha da önemlidir.
Bu nedenle her birimimizin kendi çalışmalarını bütüncül biçimde değerlendirmesi, yaptığı işin kurumsal hedeflerle ilişkisini kurması ve elde ettiği sonuçları somut örneklerle ortaya koyması gerekiyor.
Bunu yaparken yalnızca başarılı olduğumuz alanları değil, gelişime açık yönlerimizi de görebilmeliyiz. Çünkü bir kurumun gelişmeye devam edebilmesi için her şeyi tamamladığını düşünmesi değil, her zaman daha iyisini yapabileceğine inanması gerekir.
EFQM’nin bize sunduğu bakış açısı da bu anlayışı destekliyor: Kendimizi tanımak, sonuçlarımızı değerlendirmek, öğrenmek ve gelişmek.
Dolayısıyla saha ziyaretini bir sınav olarak görmek yerine, kurumsal birikimimizi paylaşabileceğimiz, uygulamalarımızı gözden geçirebileceğimiz ve yeni gelişim fırsatlarını belirleyebileceğimiz bir süreç olarak değerlendirmeliyiz.
Hepimizin Katkısı Değerli
Bu süreçte kriter sorumlularımıza, birim kalite temsilcilerimize, akademik ve idari personelimize önemli görevler düşüyor.
Ancak burada bir hususun altını çizmek isterim: Kalite, yalnızca belirli kişilerin veya birimlerin sorumluluğu değildir. Bir kurumda yapılan her iş, yürütülen her süreç ve paydaşlarla kurulan her ilişki, o kurumun kalite anlayışının bir parçasıdır.
Bu nedenle hepimizin yaptığı işi sahiplenmesi, kendi sorumluluk alanında gelişim fırsatlarını görebilmesi ve ortak hedeflere katkı sunması gerekiyor.
Bir kurumda kalite kültürü, yalnızca prosedürler ve belgelerle oluşmaz. İnsanların yaptıkları işin değerini anlaması, sorumluluklarını benimsemesi, birbirlerinden öğrenmesi ve ortak amaçlar etrafında hareket etmesiyle güçlenir.
Bizim de bu süreçte en önemli kazanımlarımızdan biri, birlikte çalışma ve ortak sorumluluk bilincimizi daha ileriye taşımak olmalıdır.
Sonuç Olarak
Kıymetli arkadaşlarım,
Aralık ayından bu yana yürüttüğümüz hazırlıklar, ortaya koyduğumuz emek ve birlikte oluşturduğumuz kurumsal birikim, üniversitemizin gelişim yolculuğunda önemli bir yer tutuyor.
Bu yolculukta elde ettiğimiz sonuçları önemsiyoruz. Ancak sonuçların arkasındaki emeği, iş birliğini, öğrenme çabasını ve gelişim iradesini de en az sonuçlar kadar değerli buluyoruz.
İnanıyorum ki birlikte çalıştığımız, birbirimizi desteklediğimiz, bilgi ve deneyimlerimizi paylaştığımız sürece daha güçlü sonuçlar elde edebiliriz.
Unutmamalıyız ki kurumsal gelişim bir kişinin, bir birimin veya belirli bir dönemin başarısıyla sınırlı değildir. Asıl başarı, ortaya konulan iyi uygulamaların kurum kültürüne yerleşmesi ve bizlerden sonra da gelişerek devam edebilmesidir.
Bu süreçte emeği geçen, katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve üniversitemizin gelişimine destek olan herkese teşekkür ediyorum.
Hepinize emekleriniz ve katkılarınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.

