İnsan Kaynakları Kongreleri ve İşsizlik


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz ayı verilerine göre 15-24 yaş arası gençlerde işsizlik bir önceki yıla göre 7,2 puan yükselerek yüzde 27,1 ile rekor kırdı.

“Genç işsizlik oranı %27,1 ancak buna çalışmayan ve eğitimde olmayan (%29,4) eklendiğinde gençlerin %56,5’nin işsiz olduğu görülüyor. Gençlerin yarısından fazlası işsiz.”

İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsizlerin yüzde 26’sı önlisans, lisans, yüksek lisans veya doktora mezunu. Üniversite mezunu bu kişilerin sayısı ise 1 milyon 34 bin.

15-24 yaş üstündede durum iç açıcı görünmüyor. İstihdamda görünenlerin çalışma koşulları, ücret ve iş güvenceleri başta olmak üzere, genel memnuniyetsizlik durumlarında, ülke ortalamasının düşük olduğu acı bir gerçek olarak görünüyor.

Bu duruma bakıldığında, İnsan Kaynakları Yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Özellikle iş yaşamında bulunan iş görenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve iş güvenceleri konusunda tereddütlerin kaldırılması, öncelikli konular arasında yer alıyor. İnsan kaynakları planlaması ve insan kaynağı yönetiminin etkin sağlanması ile birlikte, kuruluşun istihdamının artmasına yönelik katkı sağlanacaktır.

İşsizlik oranlarını artması ve iş güvencesi, en öncelikli sorunları olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan ekonomik daralmaya bağlı olarak bu sorunların yakın vadede düzelmesi mümkün görülmemektedir.

Yılın son döneminde tekrarlanmaya başlanan çeşitli derneklerin yapmış olduğu İnsan Kaynakları Kongre ve etkinliklerinin ana temaları ve içeriklerine bakıldığında, günümüzün bu sorunlarından uzak ve fantezi uygulamalar içerdiğini görebiliyoruz. İstihdamın daraldığı, işsizliğin arttığı ve çalışanların iş güvencesi konusunda endişeli olduğu bu dönemde, İnsan Kaynakları alanında sorumluluk taşıyan her bireye ve kuruluşun önceliğinin bunlar olması gerekiyor.

Metropol kentlerde ve sorunsuz kuruluşlarda, insan kaynağı fantezisi yapmak, genele bir fayda sağlamıyor.

İnsan Kaynaklarında Risk Yönetimi


Risk Yönetimi ile ilgili ilk akla gelen Kurumsal risk yönetimidir.  Kurumsal risk yönetimi, kurumun misyonu doğrultusunda strateji, süreç ve buna bağlı olarak faaliyetlerine yönelik ortaya çıkacak olan riskleri tanımlama, sorumlularını belirleme, etkilerini azaltmak için aktivite planlarını oluşturma, faaliyetleri uygulama ve gözden geçirmeyi kapsayan bütün süreçler olarak tanımlanabilir.

Risk yönetimi önemli amaçlarından biride risklerin belirli bir seviyede tutulmasıdır. Ayrıca risk yönetimi, beklemeyen kayıpların en aza indirmeyi, hızlı ve etkili karar almaya yardımcı olmayı amaçlar. Ayrıca kaynakların etkin kullanılması sağlar.

Yönetim sistemlerinde, risk yönetimi süreci etkin olarak kullanılırken, İnsan Kaynakları Yönetiminde risk yönetiminden uzak olması düşündürücüdür. Kuruluşun tüm süreçlerini yöneten  ve çalışanların insan kaynağından oluştuğunu düşündüğümüzde, insan kaynaklarının risk yönetimi (insan odaklı) el almaması, diğer yönetim sistemlerini direk etkilemektedir.

Bu konu ile ilgili bireysel çalışmalarım devam etmekte olup, paylaşımlarıma devam edeceğim.