Mobbing Yapan İşveren Hapis Cezası İle Yargılanacak


Vatandaşların hak ve özgürlükleri ne kadar geniş ve uygulanabilir nitelikte ise o ülkenin vatandaşları da o kadar özgür ve ferah yaşamaktadır. Ülkenin gelişmişliğinin göstergesi olarak görülen insan hakkı ve özgürlükleri, Anayasalarda belirlenmektedir. Bu hakların sınırları da Kanunlar kapsamında oluşturulmaktadır. İnsan hak ve özgürlüklerin en önemlilerinden birisi ise ÇALIŞMA hakkıdır. Çalışma hakkının en önemli ihlali olarak görülen Mobbing (psikolojik taciz) ise işverenin, işçiye karşı sistematik biçimdeuygulamış olduğu düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim izlenerek ortaya çıkan bir nevi psikolojik terör olarak tanımlanabilir.

Mobbing, Türk İş Hukuku Doktrininde ve açılan hukuk davalarında yer almaktadır. Fakat mobbing nedeniyle eylemi uygulayan kişiler hakkında ceza yargılaması uygulamada bulunmamaktadır. TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonun raporunda ise Mobbing uygulayan kişiler hakkında TCK ‘da tanımlanan işkence-eziyet , vücut bütünlüğüne saldırı, çalışma hürriyetini engelleme, hakaret, tehdit suçları kapsamında yargılanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu mevzuat çerçevesinde olduğunu düşünen ve Tekirdağ da yaşayan Bülent Çelikcan isimli Metalurji Mühendisi işçi, Türkiye’de örnek bir mücadeleye imza atmıştır.

Lüleburgaz Büyükkarıştıran’da faaliyet gösteren bir Döküm fabrikasında Metalurji Mühendisi olarak çalışan Bülent Çelikcan, 2010-2011 yılları arasında işveren vekilleri tarafından uygulanan Mobbing (psikolojik şiddet) iddiası nedeniyle fiili yapan şahıslar hakkında TCK 117/1(İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali) ve 96/1 (Eziyet etme) maddesi uyarınca Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılık ise psikolojik şiddet eyleminin TCK kapsamında uygulanacak bir maddenin olmadığını belirterek yapılan mobbing şikayetine suç ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararını vermiştir. İşçi, verilen bu karara Edirne Ağır Ceza Mahkemesine süresinde itiraz etmiş ve Edirne Ağır Ceza Mahkemesi de işçinin itirazını kabul ederek psikolojik şiddet uygulayan işveren vekilleri G.Ç ve M.S hakkında TCK 117/1 (iş ve çalışma hürriyetinin ihlali) ve 96/1 (eziyet etme) maddesi uyarınca haklarında kamu davası açılmasını sağlamış ve iddia edilen suçlar hakkında şüphelilerin yargılanmalarını istemiştir.

İşveren vekili olan şüpheliler G.Ç ve M.S haklarında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali iddiasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ve ayrıca işçiye eziyet etme iddiasıyla 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmaktadırlar. Şüphelilerin suçlu olup olmadığı yapılan yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır.

Metalurji Mühendisi işçi Bülent Çelikcan tarafından yapılan bireysel hukuk mücadelesi sonucu emsal olduğunu düşündüğümüz ceza yargılaması ile artık işveren ve vekillerinin de işçiye uygulamış olduğu psikolojik şiddet sonucu yaptıkları eylemler nedeniyle Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis cezası ile yargılanmalarının yolu açılmıştır.

Av.Suat Yurdseven

ETMEYİN ve EDİN


ETMEYİN  

Emanete ihanet etmeyin,  Halinizden şikayet etmeyin,  Büyüğünüze emretmeyin,   Boş şeylerde ısrar etmeyin,  Cahillerle sohbet etmeyin.  Nefesinizi boşa tüketmeyin,  İnsanları bekletmeyin. .  Etrafınızı kirletmeyin,  Hayatınızı mahvetmeyin, Kimseye minnet etmeyin,  İnsanları yüzüne karşı methetmeyin,  Kimseye küfretmeyin,  Kötülüğe meyil etmeyin,  Malınızı boşa sarf etmeyin,   Sırrınızı açık etmeyin,  Her şeyi merak etmeyin,  Suçunuzu inkar etmeyin,  Şerefinizi kaybetmeyin,  Vatanınızı terk etmeyin,   


EDİN  

İyiliğe niyet edin,  Büyüklere hürmet edin,  Sıkıntıya sabredin,  Aza kanaat edin,  Sözünüzde sebat edin,   Bildiğinizle amel edin,  Hatanızı Kabul edin,  Yaramaz ise def edin,  Varken tasarruf edin,  Alimlerle sohbet edin,  Nefsinizle inat edin,   Sofranıza davet edin,  Zararlıysa men edin,  Seviyorsanız ifade edin,  Kalpleri fethedin,  Misafire ikram edin,  Muhtaca yardım edin,   Bilseniz de istişare edin,  Tehlikeye dikkat edin,  Hakkı teslim edin,  Unutacaksanız kaydedin,  Esirgemeyin lütfedin,  Gariplere merhamet edin,   Kazanmaya gayret edin,  Çalışanı takdir edin,  Başarıyı tebrik edin,  Mazereti Kabul edin,  Her an tevekkül edin,  Hastaları ziyaret edin,   Çocuğunuzu terbiye edin,  İyiliği emredin,  Kötülüğü terk edin,  Herkese tebessüm edin,  Güvenseniz de kontrol edin,  İnanmayana ispat edin,   Fakirleri gözetin,  Hayır için sarf edin,  

Bu yazıyı yazana da DUA EDİN…

 

Yeni Bir Güne Günaydın


İnsan yeni günden ne ister ve bitmekte olan bir güne neyin hesabını sorar?
Yaşamın bilançosudur bu! Alıp hesabını veremediğimiz.
Belki de hesapsız yaşamaktır istenilen ve başarabilmektir
ömür boyu. Öyleyse biz de bu isteğe katkıda bulunalım
ve güzel olan ne varsa “hesapsız” yaşanmasını dileyelim hayatımızda……….

Hayat her zaman mükemmeli sunmaz insana..
Bazen kurşundan ağır bir efkar balyası gibi çöküverir omuzlarımıza..
Böylesi durumlarda yapılacak en iyi şey, fırtınaya tutulmuş
bir sandalın güvenli bir liman araması gibi, sığınacak dost bir yürek aramaktır..
Vurgun yemiş bir yüreği, dost bir yürekten gayrı kim kabul eder, kim saklayabilir ki…
Her şeye rağmen hayatı anlamlı kılan dostlarımızdır..
Pazarlıksız, umarsız, kuralsız, sınırsız paylaşımlar için..
Hayata şiir tadında tutunan dost yüreklere…
Sıcak samimi bir merhaba!..
Kucak Dolusu sevgiler……

#goodmorning #california

2013 de Yeniden Merhaba


Mount everest

2013 de Yeniden Merhaba Sevgili dostlar,

Yeni bir yılın ilk mesai gününde hepinize selam ve sevgiler sunuyorum.

2013 yılının sağlık, huzur, başarı yani mutluluk ile dolu günleri içermesini diliyorum. Umuyorumki; 2011 de geriye dönüp baktığınızda ‘Güzel Bir Yıldı’ diyebileceğiniz anılarımız olacaktır..
Bu vesile ile Sevgi, Saglık ve Mutluluk Dolu Nice Güzel Seneler diliyorum..

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş…
Hep şikayetçi hep bıkkınmış…
Bir gün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler…
Saklayalım, zor bulsunlar…
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya…
Sorun büyükmüş…
Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü…
Kimisi: ” Everest’in tepesine saklayalım” demiş, kimisi: ” Atlas Okyanusu’nun dibine” demiş.
Tac Mahal’in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası…
Bir hastanenin yeni doğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi..
Sigara paketi, lale bahçesi…
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş…
Derken meleklerden biri: ” iÇLERİNE SAKLAYALIM ” demiş…
‘Kimsenin aklına gelmez içine bakmak! ”
İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış…

MUTLULUĞUN SIRRI….
Uzun bir süre, benim için güzel bir yaşam başlamak üzere diye düşündüm.
Gerçekten güzel bir yaşam! …
Ama her zaman, aşılması gereken bir engel daha vardı önümde.
Öncelikle yapılması gereken bitmemiş bir iş, tamamlanması gereken bir hizmet, ödenecek bir borç…
Hemen sonra güzel bir yaşam başlayacak.
Sonunda yaşamın zaten bu engellerden oluşmakta ve mutluluğun sırrının bu engellerin aşılmasında olduğunun ayırdına vardım.
Asıl yol mutluluğun ta kendisidir.
Öyle ki yaşanan her anın keyfini çıkarmalı ve bu anları özel biri ile paylaşarak daha da keyfini duyumsamalıyız.
Zaman hiç kimseyi beklemez, zamana ayak uyduramazsanız, her zaman onun gerisinde kalmaya mahkumsunuzdur.
Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için; okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, 6 kilo almayı, çocuk sahibi olmayı,
çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, cuma akşamını, cumartesi sabahını,
yeni bir araba ya da ev almayı, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi ya da yeniden doğmayı beklemeyin.
Mutluluk sizin için bir hedef değil yol olmalıdır…

MUTLU KALIN…

Yeni bir yılın ilk gününde, yılın son gününe kadar sürecek SEVGİ, SAYGI, DOSTLUK, ARKADAŞLIK ve MUHABBET dolu günler diliyorum.

EKREM ÖZTÜRK