STRES DUYGUSUNDAN KURTULMANIN ‘20 ETKİN YÖNTEMİ’


Türkiye’nin İlk ve Tek NLP Uzman Eğitimcisi ve NLP Uzmanları Dernek Başkanı Mustafa Kılınç ile “STRESLE” başa Çıkmanın 20 Etkin Yöntemini konuştuk.

STRES BİR ÇERÇEVE!
Mustafa Kılınç’a göre “21.yy.’da STRES artık her birimizin vazgeçemediği aslında vazgeçmek istemediği bir tanım, bir kılıf, bir çerçeve…” Adeta ‘meşguliyet’ dünyasının en moda ismi “stresliyim” oldu.

Yaşamda bir koşuşturmaca, bir telaş ve bir kovalamaca ve her gün tekrar tekrar yaptığımız eylemler.

NEDİR STRES?
Stres, günlük yaşamda karşılaşılan olaylar sonucu hissedilen sıkıntı ya da zorlanma durumudur. Bazı insanlar stresi ortaya çıkardığı; migren, kalp krizi, felç, gastrit, yüksek tansiyon, sinir, ülser vb. gibi hastalıklardan yola çıkarak tanımlarlar.

STRES: BEDENİNİZİN YIPRANMIŞLIK ORANIYLA ÖLÇÜLÜR
Stres, bir şeyi rahatsız eden ortamın (gürültü, zorlama, baskı, kaygı, performans beklentisi vb.) ortaya çıkardığı herhangi bir düzen bozukluğuna organizmanın verdiği cevaptır.

HER BİREY ADAPTASYON YETENEĞİNE GÖRE STRESE TEPKİ VERİR
Kişiler karşılaştıkları stres durumlarına “Spesifik olmayan” tepkiler verirler. İçinde bulunduğunuz duruma göre olumlu ve olumsuz stres duygusu yaşayabilirsiniz.

YAŞAMDA STRES KAÇINILMAZDIR
Stres, hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Çünkü insana çevredeki uyarılar karşısında daha iyi davranma fırsatını verir.

SIFIR STRES ÖLÜMDÜR
Sıfır stres ölümdür. Çünkü bu durumda birey çevreden gelen etkilere tepki vermeye yetecek enerjiden yoksun demektir. Aşırı streste ölümcül olabilir. Çünkü bu durumda birey aşırı enerji sarfetmekte ve bedenini tüketmektedir.

İKİ ÇEŞİT STRES VARDIR
İnsanların yaşadıkları iki çeşit stres vardır. Bunlardan;
“Olumlu Stres” (iyi stres) olumlu sonuçları ortaya çıkarır. KAYGI yerine; zor bir amaca ulaşırken bireyin yaratıcı olmasını sağlar. Kişiye doyum ve yaşama sevinci verir.

“Olumsuz Stres” (Kötü Stres) ise; bireyin kendine güvenini kaybetmesine neden olan, yetersizlik duygularına sevk eden, çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığını çıkartan strestir.

ORGANİZMANIN DEĞİŞİMİNDE STRESİN FAYDALARI
Stresin; Fiziksel, Zihinsel ve Duygusal olarak olumsuz bir yanı olduğu gibi organizmada fiziksel ve ruhsal değişmelere, olgunlaşmaya ve gelişmeye yol açan önemli yanları da vardır. Her şeye rağmen yaşam yolculuğu içindeki ‘STRES’ faktörleriyle baş etmek mümkündür. NLP Uzman Eğitimcisi Mustafa Kılınç’a göre “Stres Faktörlerini” dengelemenin En Etkin 20 Yöntemi NLPDAP Tekniklerinden geçiyor.

1- Olumlu düşünün
Pozitif düşünce = Pozitif Duygu # STRES
Kime bağlı? Tabii ki SİZE. NLPDAP Teknikleriyle Beyin Kullanım Kılavuzunu kullanarak beyninizin düşünme otomatiğini değiştirebilirsiniz. Her olaya sadece kendi pencerenizden değil bir de başkasının penceresinden bakmayı deneyin. Nasılları öğrenin. Nasılların peşinden gidin.

2- Kişiler arası iyi ilişkiler kurun
İletişiminizin Kalitesi = Yaşam Kalitenizdir. Kişiler arasında “Sevgi–Saygı ve Sorumluluk” üçgeninde ilişki ve iletişim kurduğunuzda gerginlik duygularından kolaylıkla kurtulduğunuzu görürsünüz.

3- Hayır demeyin bilin / Gerektiğinde “Hayır, Hayır, Hayır” deyin
Her şey ilk “Hayır” ile başlar. Uyumun olmaması ayrıca bir stres kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bireyler arası ilişkiler, bireyler arası rekabet ortamlarında Ne isteyip Neyi istemediğinizin farkında olun. İstemedikleriniz için “Hayır” diyerek stres duygusunu serbest bırakın.

4- Seçeneksizlik Kıskacından Çıkın
Yaşamda Tek seçenek “Seçeneksizlik” iki seçenek “çelişki” 3 ve üstü seçenek ise seçim yapabilmektir. Seçeneklere sahip olmanın yolu “Ne istediğini bilmekten” geçer. Siz tam olarak ne istiyorsunuz?

5- Dengeli beslenin ve Su seviyenizi yükseltin
Su; ağız kuruluğunuzun oluşumunu önlemede ve stres altındayken kaybettiğiniz su miktarını karşılamanız için gereklidir. Ayrıca beslenme sisteminizde dengeyi yakalamak duygu yoğunluğunuzun azalmasına yardım edecektir.

6- Beyninizin uyumaya, Bedeninizin dinlenmeye ihtiyacı vardır
Günlük düzenli olarak “uyku saatinizi” koruyun. Çünkü beyninizin uyumaya ihtiyacı vardır. Böylece beyninizin sakin ve çözüm odaklı çalışmasına imkan vermiş olursunuz.

7- Bugünün işini yarına bırakmayın
Ertelemekten ve tembel davranmaktan vazgeçin. Planlayın, planlarınızı uygulayın, kontrol edin ve gerektiğinde gerekli önlemleri alın. Kendinizi disipline ettiğiniz sürece hayatınızın istediğiniz yönde gittiğini göreceksiniz.

8- İş, Aile, Yaşam ve Para konusunda denge kurun
Yaşamda işiniz, aileniz, kariyeriniz ve ekonomik kaynaklarınız konusundaki farkındalığınızı ve istediğinizi net olarak belirleyin. Yaşamın esasının her zaman “DENGE” olduğunu bilin ve dengeyi koruyun.

9- Gerektiğinde İstekler Askıda Orucu Tutun
Yaşamda her şey ve herkes sizin istek ve beklentilerinize göre davranmayabilir. Her istediğinize istediğiniz anda ulaşamayabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz şartlara göre en uygun seçeneği ortaya koyun. Gerektiğinde bazı isteklerinizi askıya almaya karar verin. İstekler askıda orucu tutmaya hazır olun…

10- İletişim becerilerinizi geliştirin
İletişimin anlamı aldığınız cevaptır. Etkili iletişim kurmanın yollarını bulun. Gelişime açık olun. Kendinizi iletişim kurma yeteneği konusunda ödüllendirin. Gerektiğinde “DİLİNİZE” hakim olun. Söylediklerinize dikkat edin. Çünkü onlar kaderinizi oluşturacak.

11- Baltayı bilemek için kendinize zaman ayırın
Çok çalışmanın değil, akıllı çalışmanın başarıyı garanti ettiğini bilin. Kendinize dinlenme, gevşeme fırsatı verin. Kendinizi dinleyin. İçinzdeki dinginliğin gücünü kullanın.

12- Öfkenizi yenin, Duygularınızı kontrol edin
Duygular insan davranışlarının temelidir. Duygular her yerdedir. Öfke, kızgınlık vb. gibi sizi olumsuz yönde etkileyen duygularınızdan kurtulmak için içinize dönün, gözlerinizi kapatın derin derin nefes alıp verin. Bu uygulamayı “12–15” kez tekrarlayın. İçinizdeki duyguların boşaldığını görecek ve hissedeceksiniz.

ISLIK ÇALIN: Gergin ve kendinizi iyi hissetmediğiniz durumlarda “ıslık” çalın. Fizyolojinizi (bedeninizi) doğru kullanın ve fırsat bulursanız “İP ATLAYIN” içinizdeki duyguların gitmesine izin verin. Öfke duygularıyla kavga etmeyi bırakın. Serbest bırakmayı öğrenin.

13- Sürekli gelişime açık olun
Sadece ileriye bakın. Geçmişinize ve geçmişte elde ettiğiniz başarılara odaklanmayı bırakın. Sürekli geleceğe, hedeflere bakmaya başladığınızda içinizdeki “Coşku + Tutku” duygularını harekete geçirirsiniz. Sizi Nasıl bir gelecek bekliyor?

14- Kendinize Odaklanmayı Bırakın
Kendine odaklı olmak, kendini çemberin içerisine almak demektir. Kendinize odaklı olduğunuzda; kaygı, yetersizlik ve kaslarınızdaki gerginliğin sizi esir almasına izin verirsiniz. Oysaki karşıya odaklanırsanız rahatlamaya başlarsınız. Kendinizi bir kamera gibi görün ve sadece karşıya odaklanın. Kendinizi harika hissedeceksiniz.

15- Önce özeleştiri yapın ve herkes tarafından sevilmeyi beklemeyin
Eleştirmek oldukça kolaydır. Karşınızdaki kişilerde gördüğünüz eksikliklerin sizin içinizde olup olmadığının farkında olun. Sadece konuşmayın. Kendinizdeki eksik yönlerinize ayna tutun. Bunları değiştirmek için cesaretli davranın. Kimsenin kimseyi sevmek zorunda olmadığını bilin. Herkesten onay beklemekten vazgeçin. O zaman müthiş bir rahatlama hissedeceksiniz.

16- Dinlemeyi bilin
Sadece konuşmak değil, önemli olan dinlemektir. Dinlerken sadece kulağınızı değil, “Gözlerinizi kullanın” böylece kişiyle tam bir uyum sağlamış olacaksınız. Tam odaklı “dinleme eylemi” duygularınızın serbestçe dolaşımına katkı sağlar.

17- Kendinizi ve sözde stres yaratan belirli kaynakları tanıyın.
Siz kimsiniz? Kendinizi tanımak için yeterli zaman ayırın. Kendi özelliklerinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizin farkında olun. Kendinizi bilirseniz yönetebilirsiniz. Size stres yaratan kaynaklarınızı yazın ve bu duygulardan kurtulmak için eyleme geçin. Sizi engelleyen stres kaynaklarından özgürleşin. Mazeretlerin değil, başarının hazzına odaklanın.

18- ‘Beyninizi Kullanın’
“Bilmenizi isterim ki; Beyninizi değiştirseniz hayatınız değişir.” Bunun için Beyin kullanım kılavuzunuzu elinize alın. Düşüncelerin sizi yönetmesine izin vermeyin. Siz ancak beyninizi kullanmaya başladığınızda düşüncelerinizi, duygularınızı ve davranışlarınızı kontrol edebilirsiniz. Hemen şimdi beyninizi kullanmaya başlayın. Beyniniz sizi kullanmaya devam ederse stres dolu günlere hazır olun!

19- Nefesinizi denetleyin
Doğru nefes kullanımı = Sağlıklı yaşam ilkesinden hareketle nefesinizi doğru kullanın. Mümkün olduğunca diyafram nefesi kullanmaya özen gösterin. Gereksiz yere nefesinizi tutmayın. Yumuşak bir karına sahip olmanın yolu derin nefes almaktan geçer.

20- İçinizdeki ‘Özgüvenle’ bütünleşin
Yaşamda; hedeflerinizi gerçekleştirmek için, eyleme geçebilmek için, fark yaratmak için, esnek olabilmek için Tam “Özgüvenli” olun. İçinizdeki özgüvenden sorumlu parçayla bütünleşin. Ancak o zaman korku, kaygı ve gereksiz “stres” duygularından kurtulursunuz.

NLP Haber.COM

 

Hayatınıza huzur rahatlık ferahlık getirecek yenilikler


Her gün bu önerilerden 5 tanesini hayatınıza kazandırın inanın kazanan siz olacaksınız.
Sevgiyle kalın, sağlıklı kalın.
Prof. Dr. İmer OKAR
1. Vücudunuza dar gelen kıyafet giymeyin.
2. İlaçla yaşamaktan kaçının.
3. Randevularınızı önceden ayarlayın.
4. Hafızanıza güvenmeyin; mutlaka yazın.
5. Aracınızı, bozulmadan servise götürüp bakım yaptırın.
6. Her kilidin yedek anahtarını yaptırın ve belli yerlerde bulundurun.
7. Daha sık ‘hayır’ deyin.
8. Yapacaklarınızı öncelik sırasına sokun.
9. Zamanınızı israf etmeyin.
10. Öğle ve akşam yemeklerini basitleştirin.
11. Kötümser insanlardan uzak durun.
12. Önemli evrakın birden fazla fotokopisini çektirin.
13. Evde çalışmayan ne varsa tamir ettirin.
14. Yapmaktan hoşlanmadığınız işler için yardım isteyin.
15. İhtiyaçlarınızı önceden belirleyin.
16. Bir defada yapılması zor büyük işleri, küçük parçalara ayırın.
17. Etrafı toplayın, dağınıklıktan kurtulun.
18. Gülümseyin.
19. Bebekleri gıdıklayın.
20. Dost bir kediyi veya köpeği okşayın.
21. Kendinizi, bütün soruların cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin. Bazı şeyleri de bilmeyin.
22. Karşılaştığınız insanlara, onların hoşuna gidecek bir şey söyleyin.
23. Yağmur yağmasını isteyin; yağınca yağmurda yürüyün.
24. Arada bir çarşı hamamına gidin.
25. Kendi kendinize, nerede eski günler, her şey daha güzeldi demekten vazgeçin.
26. Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün.
27. Kendinize güvenin.
28. Nüktedan olun.
29. Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın.
30. Hiç tanımadığınız insanlara yürekten bir merhaba deyin.
31. Eski bir arkadaşlarınızla karşılaşınca ona sıkıca bir sarılın.
32. Hava açıksa, gece yıldızları seyredin.
33. Bir şarkıyı ıslıkla çalmayı öğrenin.
34. Arada bir şiir okuyun.
35. Kendinize bir demet çiçek alın. Bir çiçek koklayın.
36. Yardım istemekten çekinmeyin; alamazsanız üzülmeyin.
37. Görünüşünüze özen gösterin.
38. Her şeyi kararında yapın; ifrata kaçmayın.
39. Nerede gerekiyorsa, orada mutlaka gerekli emniyet tedbirini alın.
40. Daima daha iyisini yapmaya çalışın, ama mükemmeliyetçi olmayın.
41. Resim ve heykel sergilerini gezin.
42. Ayakkabınızı boyatın.
43. Berbere gidin.
44. Kendi kendinize bir şarkı mırıldanın.
45. İyi bir müzik dinleyicisi olun.
46. Kendi kendinize yetmeyi öğrenin.
47. Her gün biraz idman yapın; her fırsatta yürüyün.
48. Dünyanın en yetenekli insanı olmadığınızı kabul edin gerekiyorsa elimden ancak bu kadar geliyor deyin.
49. Yeni moda birkaç şarkıların sözlerini ezberleyin.
50. İşe erken gidin.
51. İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.
52. Amirinizden izin alıp bazen işten erken çıkın.
53. Kırlarda dolaşın.
54. Maça gidip bağırın.
55. Başkaları dilemeden, siz onlara iyi günler dileyin.
56. Teşekkür edin.
57. Arabanıza güzel koku yayan bir alet koyun.
58. Evde kendi kendinize yemek pişirin, güzel bir sofra kurun,sonra da afiyetle yiyin.
59. Başkalarını adam etmekten vazgeçin.
60. Severken karşılık beklemeyin.
61. Sinemada film seyrederken patlamış mısır atıştırın.
62. Bir ağaç, olmazsa bir çiçek dikin.
63. Şişmanlamayın.
64. Hatıra defteri tutun.
65. Bir hela temizleyin.
66. Káğıttan bir uçak yapıp uçurun.
67. Bir derneğe veya kulübe girin, arkadaş edinin, toplantılara katılın..
68. Mutlaka yeterince uyuyun.
69. Az konuşun, çok dinleyin.
70. İş arkadaşlarınıza ve dostlarınıza iltifatı esirgemeyin.
71. Bir güne yapılacak çok şey tıkıştırmayın.
72. Acelesiz yaşayın; daha önünüzde yaşanacak çok güzel günler var.
73. Stresli davranmak, doğuştan gelen değil, sonradan kazanılan kötü bir huydur; bunu unutmayın.
74. Son söz: Öfkeyi, kendinize zevk edinmeyin.

    Alıntı

     

    Yeni yılda mutluluğun 5 sırrı!


    Ünlü eğitimci, konuşmacı ve yazar olan Dr. John Izzo, hayatın sırlarını keşfetmek için mahalle berberlerinden CEO’lara, şairlerden aşiret reislerine, afetzedelerden savaş gazilerine kadar, farklı din ve kültürlere mensup insanlardan oluşan “yaşlı bilgeler”e başvurmuştu. Dr. Izzo’nun “Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 Sır” kitabı, mutlu bir hayat yaşamanın basit, ama temel yollarını gösteriyor. Bu eserde, belli bir yaşa gelmiş, 18.000 yılın üzerinde bir hayatı tecrübe etmiş ve ondan gereken dersleri alabilmiş 200’den fazla yaşlı bilgenin tavsiyelerine dayanılarak, mutlu yaşamın beş sırrı anlatılıyor.

    Birinci Sır: Kendinize Karşı Dürüst Olun

    Dr. Izzo: “Mutlu insanların kendilerine sorduğu soru, HAYATTAKİ ÖNEMLİ OLAN ŞEYE Mİ, YOKSA onlara önemli olarak sunulan şeye mi odaklandıkları üzerinedir.” diyor ve belli bir amaç ile yaşamanın ve her an kalbimizi dinleyip dinlemediğimizi kontrol etmemiz gerektiğini vurguluyor. “Kendinize karşı dürüst olmamanın tohumları genelde hayatımızın ilk (tecrübesiz) yıllarında atılır. O zamanlar ne yapmak istediğimizi kendimize sormak yerine, kendimizi başkalarıyla kıyaslarız.” Bu şekilde davranıp kendimize ait olmayan mutsuz bir hayat yaşamamak için “sorulacak ilk soru her zaman şu olmalıdır: Yaşadığım hayat benim için doğru mu?”

    İkinci Sır: Hiçbir Şeyden Pişman Olmayın

    Dr. Izzo’ya göre “pişmanlık en çok korktuğumuz tek şeydir; hayatımıza geri dönüp, bazı şeyleri farklı yapmayı dileyebiliriz.” Pişmanlık duyacağımız bir hayat yaşamamak için Dr. Izzo şu tavsiyede bulunuyor: “Geride hiçbir pişmanlık bırakmamak için, cesur bir şekilde yaşayarak, korktuğumuz şeylerden kaçmaktansa istediğimiz şeylere cesurca yaklaşmalıyız. Geride hiçbir pişmanlık bırakmamak için hayatın önümüze getirdiği hayal kırıklıklarını aşmalıyız.”

    Üçüncü Sır: Sevgi Dolu Olun

    Leo Buscaglia, büyük İtalyan-Amerikan yazar şöyle diyordu: “Hayat sevgidir ve sevgiyi kaçırırsan, hayatı da kaçırırsın.” Dr. Izzo’nun yaptığı röportajlar gösteriyor ki “hem sevgi görmek hem de sevgi göstermek, mutlu ve anlamlı bir hayatın temel yapı taşıdır. Mutluluğun ve anlamlı bir hayatın sırrının ayrıca sevgi dolu bir insan olmak olduğunu öğrendim.”
    Nasıl sevgi dolu bir insan olunur? İşte Dr. Izzo’nun cevabı: “İsteyerek sevgiyi hissetme becerisine sahip olamayabiliriz, fakat her an sevmeyi seçecek gücümüz vardır. Bu sırrı üç şekilde yaşarız. İlk olarak kendimizi sevmeyi seçeriz. İkinci olarak, bize yakın olan insanları sevmeyi seçeriz. Ve son olarak da ilişkilerimizde sevgi dolu olmayı, yani sevgimizi göstermeyi seçebiliriz.”

    Dördüncü Sır: Anı Yaşayın

    Dr. Izzo’ya göre, “mutluluğa giden sırlardan biri de, her an ve her gününün büyük armağanlar olmasını sağlamanın bir yolunu bulmaktır.” Bunun için “anı yaşamak” gerektiğini vurgulayan Dr. Izzo, sözlerine şöyle devam ediyor: “En basit şekliyle anı yaşamak, hayatın her anında tam olmak, hayatlarımızı yargılamamak ve dolu yaşamaktır. Bu demektir ki, geçmişe ya da geleceğe odaklanmak yerine, her anı büyük minnettarlıkla karşılamalıyız. Bu, her an mutluluk ve memnuniyeti seçecek güce sahip olduğumuzu bildiğimiz anlamına gelir.”
    Hayatımız geçmişle gelecek arasında sıkışmış durumda devam etmekte, buna göre ”her zaman şimdiki anda yaşamalıyız ve bu şimdiki an üzerinde kontrole sahip olduğumuz tek andır.” Bu da geçmişe yönelik pişmanlık ve geleceğe yönelik endişelerimizin yersiz olduğunu gösteriyor.

    Beşinci Sır: Aldığınızdan Daha Fazlasını Verin

    Dr. John Izzo’nun röportaj yaptığı bilgelerin hemen hepsi “hayatta onlar için en önemli şeyin burada olduğunuz için farklı olan bir şeyi arkalarında bırakmaları olduğunu söylüyorlardı.” Hayattaki mutluluğun almaktan ziyade vermekten geçtiğini keşfeden Dr. Izzo’ya bilgelerden birisi bunu şöyle ifade etmişti: “Er ya da geç hiçbir şeyi yanınızda götüremeyeceğinizi, fakat arkanızda bir şeyler bırakabileceğinizi anlayacaksınız.”

    Sonuç: Sırları Hayatınıza Tatbik Edin

    Dr. Izzo’nun keşfettiği bir diğer şey de şuydu:

    “Sırları bilmek, mutlu bir hayat sürmek için yeterli değildir, onları hayatınıza tatbik etmelisiniz.”

    Bir sohbet esnasında yaşlı bilgelerden birisi bunu şöyle ifade etmişti:

    “Çoğumuz neyin önemli olduğunu biliriz, ama bilmek önemli değil, bunları uygulamalısınız.”

    “Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 Sır”, Adlı Kitaptan…..

    Neşet Ertaş’tan, Kıvırcık Ali’ye…


    501-260Uzun bir aradan sonra bir arada olmanın heyecanı ile sizlere yazacaklarımı düşünürken yakın zaman kaybettiğimiz Kıvırcık Ali ve onunla birlikte çok sevdiğimiz türküleri aklıma geldi. Türk halk müziğinin önemli seslerinden Kıvırcık Ali ismiyle tanınan Ali Özütemiz geçirdiği elim bir trafik kazası sonucunda hayata veda etti. Veda ettiği günün sabahında işe giderken dinlediğim radyoda rahmetlinin “gülüm” türküsünü dinlerken gidince bunu sayfamda paylaşayım diye düşündüm. İşyerinde haberlerde Kıvırcık Ali’nin vefatını okuyunca çok üzüldüm.

    Ülkemizde Sanatçılar kolay yetişmiyor ve değerleri de çok bilinmiyor. Aslında insan kolay yetişmiyor. Yetişen her insana emek veriliyor ve her insan farklı birikimler kazanıyor. Öyle olunca kaybedilen her insan yanında birçok şey götürüyor. Sanatçının kaybı daha çok üzüyor. Halka mal olmuş sanatçıların yerini doldurmak bazen mümkün olmuyor.

    Neşet Ertaş’ın sözün ulusu dediği babası Muharrem Ertaş için yazdığı türkü bir sanatçının ölümünü çok hüzünlü olarak anlatır.

    Aydos deyince yeri göğü inleden

    Muharrem ustaydı bunu dinleden

    Gönülü kırmazdı bilerekten bilmeden

    İnsan velisini neyledin dünya

     

    Aydos sazını çalarken kendinden geçen

    Gönülden gönüle kapılar açan

    Aşkın dolusunu nefessiz içen

    Gönül delisini neyledin dünya

     

    Aydos garibim babamdı Muharrem usta

    Bilirim aşıktı sevdiği dosta

    Sazının emaneti diye en son nefeste

    Sazın ulusunu neyledin dünya.

    Neşet Ertaş’ın bu çığırışı aynı zamanda babanın gidişine feryadıdır. Kıvırcık Ali’nin vefatının ardından üzülüp feryad edenleride gördük ve en dikkati çekende, elinde bağlaması ile oğlu oldu. Zaman olur ki; oğluda Neşet Ertaş’ın babasının gidişine yazdığı gibi bir türkü ile babasına olan özlemini dile getirir.

    Kıvırcık Ali’nin aklımda en çok yer edinen türküsü “gülüm” dür. Gül hepimizin sevdiği ve manalı ifadeler yüklediği bir çiçektir.  Güle benzettiklerimiz ve gülüm dediklerimiz ne kadar çoktur. Biri bize gülüm dediğinde yâda biz başkasına gülüm dediğimizde nasıl mutlu oluruz… Hangimizin gülüm demediği biri olmaz ki… Bu türküyü dinlerken anılarımızda gülü ararız.

    Yokluğunda konuşmadım / Hiçbir gülü koklamadım / Hasret vurdu taştı amma /inan sensiz ağlamadım gülüm.

    … Derken gülü yârinin eşdeğeri görüp bir başkasını koklamadım diyen yürek bizlerde yok muydu?

    Oy gülüm gülüm

    Mor dağlarda ay sümbülüm

    Bu yer bu gök seni anar

    Gel kalbimi aç gör gülüm.

     

    Yâre gülüm gülüm diye seslene ve sümbül yapan bir yüreğe söylenecek söz bulunur mu?

    Gül ile başladım gülüm derken gülden söz etmeye devam edelim

    Senin sevdan ile yandım

    Beden yandı tuzla sardım

    Acın bile bir bambaşka

    Gül yüzüne türkü yazdım gülüm

     

    Gecelere gün bağladım

    Uykulara can doğradım

    Bil ki gözlerimi bile

    Sensiz üst üste yummadım gülüm

     

    Oy gülüm gülüm

    Mor dağlarda ay sümbülüm

    Bu yer bu gök seni anar

    Gel kalbimi aç gör gülüm.

    Gül dedikte gül ile ilgili birkaç kelam etmemek olmaz. Daha önce okuduğum güzel bir yazıdan birkaç satır ile gülü sizlere sunmak isterim. Gülün dikeni battı dün parmağıma ve hala gülümseyerek bakıyorum parmağımdaki küçük sıyrığa… Kızamadım, çünkü gülün dikeni batmadan önce şükretmiştim.”’Ya Rabbi ne kadar güzel yaratmışsın” demekten kendimi alamamış, Güle bakınca gözlerimi gülden ayıramamıştım.  Belki bundan dolayı kızamadım. Çünkü bir dakika önce o güzel kokusunu sineme çekmiş, gözlerimi ondan ayıramamış ve dokusuna hayran kalmıştım. Dikeni batmadan önce onu yüreğime koymuş ve sevmiş, “gülüm” demiştim. ”Gülümmmm”

    Dikenini unutmuştum! Oysa gül dikensiz olur muydu?  Bana da hak vermek lazım,  gülüm dediğinde diken akla gelir mi?

    Dokunmaya kıyamadığım o gül parmağıma ince ve derin bir yara açmıştı. Gülümsedim yarama ve süzülen iki damla kana… Gülümsedim;  o yarayı açan bakmaya kıyamadığım o güldü. Gülümserken düşündüm parmağımdaki yara değildi aslında… Gülün yarası yüreğimdeydi. Yürek yarası yüzde gülümsetse de içteki sızısı insanı bitirmez miydi? Gülün yarası ince olsa da çok derin olur.

    Sevdiklerimizin yüreğimizde açtıkları yaralarda aslında o gülün açtığı yara gibi değilmiş di… ince ve derin bir yara.aslında çok önemsiz gibi görünse de her kımıldadığınızda yüreğinizi inceden sızlatan bir yara….ama dostlarınız o yarayı açmadan önce siz muhabbet dolu kokularını sineye çekmiştiniz.

    Zamanı, mekanı ve kalbinizi paylaşmıştınız.yarayı açmadan önce siz onları kalbinize koymuştunuz. Kızabilir miydiniz. Kızamazdınız elbet.

    Sevdiklerimizin açtıkları yaralarda o gülün açtığı yara gibi ince ve derin…..ama yarimiz o yarayı açmadan önce biz şükretmiştik, kokusunu sinemize çekmiş,bakmaya kıyamamıştık. dikenini unutmuş muyduk. unutmuştuk tabii, ama biz gülümsemeliyiz yaraya. Belki süzülen iki damla kanada. gülümsemeliyiz iste… çünkü o yarayı açmadan önce biz onu kalbimize koymuş ve sevmiştik…

    Güllerin Ağladığı Saat

    Güllerin ağladığı bir saat vardır hani
    Büyür o saatte yalnızlığı bahçelerin
    Düşer korkusu kalbe yaklaşan gecelerin
    Bir dev uzatır gökten o çirkin ellerini
    Güllerin ağladığı bir saat vardır hani

    Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk
    Gitgide uzaklaşır batan güneşle sesin
    Bir bakarım ki benden en uzak çizgidesin
    Başlar geceye doğru upuzun bir yolculuk
    Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk

    Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa
    Gözlerin bu saatte kopkoyu elemlidir
    Dudakların kimbilir şimdi nasıl nemlidir
    Ellerin öyle yanar ufuk nasıl yanarsa
    Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa

    Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan
    Umulmadık bir anda bitiverir şarkılar
    Kapanır yüzümüze o mermer kapılar
    Özlemler ateş şimdi anılar duman duman
    Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan

    Ak köpükler kararır deniz görünmez olur
    Çağırır yaşamaya bizi tek-tük ışıklar
    Böylece üstümüze çöker de karanlıklar
    Camlar, bir bir kapanır, odalar, evler uyur
    Ak köpükler kararır deniz görünmez olur

    Güllerin ağladığı bir saat vardır hani
    Cıvıl cıvıl bahçelerden el-ayak çekilir
    Yapraklar düşünceli, dallar hüzün kesilir
    Her akşam uzaklara alır götürür seni
    Güllerin ağladığı bir saat vardır hani.

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    MUTLU YILLARINIZ OLSUN….


    human_capital

    Ne geceler kısa, ne de gündüzler daha uzun olacak…
    Her zaman ki gibi ‘zaman’ ın açısından, adı farklı olan sıradan bir yıl…
    Bu işin matematiği….
    Temennilerim olmayacak, izninizle….
    Sadece kendimce;
    İşimi daha iyi yapacağım,
    Maddi ve manevi yıkıcı şey’lerden daha uzak duracağım…
    Sevdiklerimi onore edeceğim,
    Önce kendime sonra etrafıma dürüst olacağım,
    En değerli yastığım vicdan’ımdı, geceleri yine O’na başımı koyup uyuyacağım…
    Üzmek yerine, tebessüm etmeyi,
    Nefret yerine sevmeyi öğreteceğim….
    Daha İyi bir Vatandaş
    Hak yolunda basit bir kul,
    Daha iyi bir evlat,
    Daha iyi bir dost,
    Daha iyi bir sevgili,
    Daha mütevazi,
    Daha saygılı,
    Daha temiz,
    Ve benden daha iyi olacağım…..
    ve kendimi daha çok seveceğim, sevdireceğim….
    Bencilce olan ‘ben’ değil burada ki….
    Aslında daha da önemlisi,
    Bakılınca görülebilmek,
    ‘Su’ misali….

    Yeni yıl da…..Gözleriniz parlak, dimağınız açık, aklınız net, sevginiz ak, sözleriniz doğru, alnınız pak, ve Allah yardımcınız olsun……
    Ve elbette, güzel yüzlerinizde hep anlamlı bir tebessüm olsun……Sözünüzde şükür, alnınızda alınteri olsun…..
    Daha çok sevin…Daha çok isteyin..Ve daha çok yaşayın….
    Yeni yılda zamanı geçirmek yerine, kaydedin…..
    Ve daha çok ‘hoşça’ görün…..
    Ve hikayeleriniz hiç bitmesin….

    Sevgi ve saygılarımla…

    EKREM ÖZTÜRK

    https://www.facebook.com/insankaynaklari.humanresources