Bir insanı tanımak istiyorsanız, onu büyük bir mevkiye geçiriniz


Rabindranat Tagore diyor ki; “Bir insanı tanımak istiyorsanız, onu büyük bir mevkiye geçiriniz.”
Doğru, çünkü dünya gerçeğini bilen insan mevkiyle şımarmaz.
Konfüçyus ise “Yüksek bir mevkiye sahip olmadığından dolayı telaşlanma, ama o mevkiye layık olup olamayacağından dolayı endişe et.”
Bu sözler boşuna söylenmiş sözler değildir. Bu sözlerin vuku bulduğu bir çok insanı hepimiz mutlaka görmüşüzdür. Mesele hangi konumda, hangi mevkide olursa olsun, “adam gibi” kalmaktır.
Bir insanı oturduğu koltuk değil, o koltuğu dolduran bilgisi, asaleti, büyüklüğü, alçak gönüllüğü, insan sevgisi, ahlak ve vicdanı süsler.. Bulunduğu mevki ne kadar büyük olursa olsun, koltuğu ne kadar değerli olursa olsun, insanı insan yapmaz asla…Bazı insanlar bu durumu bilir ve buna göre davranır. Bazılarıda bu durumu bilmelerine rağmen koltuğun cazibesine kapılır ve kim olduğunu ve nereden geldiğini unutur. Unuttuğunu hatırladığında ise iş işten geçer.
#ekremozturk
Otomatik alternatif metin yok.

Yaşayan ölüler için gözyaşı dökülmez…


Ölüm, yaşam kadar gerçektir. Her canlı doğduğu gibi ölecektir. Yani, her canlı ölüm mutlaka tadacaktır. Kaçışı olmayan tek bir gerçek vardır, o da ölümdür. Ölüm yaşı, zamanı, nedeni ve gelişi belli olmayan bir süreçtir. Ölüm gerçeği her ne kadar, her insan tarafından bilinse de, ölüm gerçeği her insanı korkutur. Bir insana verilebilecek en büyük ceza ölümdür. Ölümden öte bir ceza yoktur. Ölüm gerçeği bilinmesine rağmen, sevdiği bir insanın ölümü yaşayan insan üzülür, gözyaşı döker. Ölene ağıtlar yakılır, feryatlar edilir. Ölen insan dünyadan ve hayatımızdan gitmiştir. Ölen gider, gelişi ve dönüşü yoktur. Gelmeyecektir, ağlanır, feryat edilir. Gitmiştir bir kere ve vuslat ahrete kalır. Yaşamayan ölüler içindir gözyaşı, yaşayan ölüler için değildir.
KİMDİR, YAŞAYAN ÖLÜLER…
Varlığı ve yokluğu belli olmayan insanlardır, YAŞAYAN ÖLÜLÜLER. Varlığının hiçbir kıymeti olmayan, kendi halinde, kimseye faydası olmayan, haksızlığa kayıtsız kalan, yanlışı görmeyen ve duymayan insandır, YAŞAYAN ÖLÜ. Sevgiden anlamayan, verdiğin değeri boşa sayan ve vefayı hiçe sayandır, YAŞAYAN ÖLÜ.
Ve YAŞAYAN ÖLÜLER için GÖZYAŞI DÖKÜLMEZ. Çünkü onlar bir GÖZYAŞI DAMLASINA dahi layık değillerdir.
#ekremozturk

yy

Yaşasın 1 Mayıs


Emeğin Bayramı olan “1 Mayıs” kutlu olsun. Hiç bir ideolojiden bir şeyler katmadan, sağa-sola çekmeden, demokrasi, özgürlük gibi başka mecralarda talep edilecek isteklerde bulunmadan, sadece emeğin, alınterinin hakkı için yaşanabilir bir ücret, iş kazasız ve huzurlu işyerleri için 1 Mayıs kutlu olsun.

Sadece işçinin değil tüm emekçilerin, yani ÇALIŞANLARIN günü olsun, 1 Mayıs…

İşe alımlarda adil seçimler,  eşit işe eşit ücret, liyakat esaslı adil atamaların olduğu çalışma ortamları için yaşasın 1 Mayıs…

Alanın yerini, kutlayanın ideojisini, flamasının rengini sorgulamadan, ellerde ay yıldızlı bayrak, dillerde güzel sözler, çalışanların geleceği için bakan güzel gözler ile kutlu olsun, 1 Mayıs.

#ekremozturk