HR BlogMix


25 yıla dayanan bir İnsan Kaynakları deneyimini yaşıyorum. Aslında ben bir alaylı ve taşrada yaşayan bir İnsan Kaynakları gönüllüsüyüm. Yetiştiğim kuruluş, destek ve eğitim aldığım insanlara bakınca kendimi çok şanslı hissediyorum.

Geldiğim yaş, edindiğim tecrübe ve bilgi düzeyine baktığımda, bu alanı (İK) daha iyi değerlendirip, daha çok katkı sağlayabilirim diyorum. Personel yönetimden, İnsan kaynakları yönetimine geçişte (tam olarak sağlanamadı) yaşadığımız zorluklar, farklı yaklaşım ve düşünceler ile bugün çok farklı bir yere geldik.

Başlangıçta alan az olan uzman insan sayısı ile birlikte, bu insanların birbirini tanıması ve birbiri ile iletişim kurmada zorluklar vardı. Bugün gelinen noktada, iletişim araçlarının hızla gelişmesi ile birlikte, alandaki insanlar birbirini tanıyor ve kolay iletişim kurabiliyor.

İnsan kaynakları alanında uzman olan, özellikle blog yazanları tanımamızda, PERYÖN tarafından yapılan İK Blog Ödülleri (Usta Öğretici seçilmiştim), Mühendisin İK’sını yazan Ceren Bandırma ve bunu devam ettiren Artemiz Güler’in çok büyük etkisi oldu. Kendilerine teşekkür ediyorum.

Bugün İnsan Kaynakları bloglarını takip ve ilgililerine sunan bir başka ortam daha bulunuyor. Alanımızın değerli uzmanlarından Hasan Baltalar tarafından yönetilen, HR BlogMix …

HR BlogMix, alanımızda yazılan tüm yazıları twitter’a taşıyan ve paylaşan bir ortam. Sevgili Hasan Baltalar’ın fedakarlık yaptığı ve insan kaynakları alanına ilgi duyanlara sunduğu bu değerli emeği yazmak istedim. Azda olsa, çok tanıdığıma inandığım bu güzel insana bu vesile ile teşekkür etmek istedim. Emeğine sağlık, sevgili Hasan Baltalar….

İnsan Kaynaklarımı…?


Yıllar önce bu anımı paylaşmıştım. Yirmi yılı geçen bir süre sonra, İnsan Kaynakları Yönetiminin nereden, nereye geldiğini düşününce hatırlatmak istedim. Hangi işle uğraştığımı söylediğimde, Metal kaynağı duymuştum ama insan kaynağı hiç duymadım” demişti bir büyüğüm.

O zaman kendisinin cehaletine vermiştim ama şimdi ona da hak vermiyor değilim.

Lütfen, beyninizdeki insan kaynakları kavramından bir an sıyrılıp siz düşünün, insan kaynakları dendiğinde aklınıza ne geliyor..?

Kaynak kelimesi Türkçe’de bir şeyin diğeri ile birleştirilmesi anlamını öyle kazanmış ki, insan ile birleştiğinde anlamsız geliyor. Aslında kastedilen bir nevi üretimde kullanılan hammadde kavramı ama ilk akla gelen o değil.

Düşünüyorum da, ülkemizde personelden insan kaynaklarına geçiş sürecinin hala devam etmesine neden bu mu acaba..? Belki insan ve kaynağın bir araya gelmesine, işletme sahipleri ve üst düzey yöneticiler bir anlam veremediler. Zaten pek çok işletme ismini değiştirse de halen personelcilik yapıyor. İnsan Kaynakları alanında yüksek eğitim veren Üniversiteler hala Personel Departmanlarının adını İnsan Kaynakları olarak değiştiremediler.

Yanlışmı?

Şimdi diyoruz ki ve denilmektedir ki, “kaynak” yerine “değer” kullanalım ve insan değerleri’ ne geçelim. Yana benim diğer bir önerim, “İNSANİ YÖNETİM” olsun.

Belki o zaman hem işletmeciler, hem üst düzey yöneticiler, hem de halktan insanlar ne denilmek istendiğini daha iyi anlayabilir. Düşünsenize’ İnsani Yönetim denilen bir isimle insanları yönetiyorsunuz. İçeriğinide önce insan ve insana verilen değerle dolduruyorsunuz. İnsan değerleri yada insani yönetim [ şu andaki adıyla insan kaynakları ] departmanları, çalışanları yönetiyor.

Pek çok yerde hesaplanmayan insan verim kaybını önleyecek, iç müşteri sadakatini sağlayacak ve işletmeye vizyon katacak bir güç olacak. Çalışanlar işe alınma sürecinden, emekliliğe kadar olan süreci insani değerler ile tamamlayacak.

Siz ne dersiniz, ne düşünürsünüz bilemiyorum.

Haydi şimdi bir adım ileri giderek, insanların [ çalışanların ] değerini bilelim, onlara gereken değeri verelim ve hatta değer katalım.

İnsani Değerleri/İnsani Yönetim Departmanı‘mızı daha aktif hale getirelim