İnsanın Bitmeyen İmtihanı


İnsanoğlu ne garip bir varlık... Daha biri bitmeden bir başka derdin peşine düşüyor. Bir ömür; "olmadı, yetmedi, eksik kaldı" diyerek koşturup duruyor. Gençliğinde kendi yarınını düşünüyor, yaş aldıkça evladını, sonra torununu... Ölüme her gün biraz daha yaklaşırken bile yükü hafiflemiyor; aksine yüreği daha fazla insana yetmeye çalışıyor. Belki de insanın en büyük imtihanı, dertlerinin hiç... Okumaya Devam et →

Kolayına bakmak…


EFQM bakış açısı bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Mükemmellik, kısa yolların değil; tutarlı yaklaşımların, disiplinli uygulamaların ve sürekli iyileştirmenin sonucudur. Her şeyin bir kolayı aranmaz. Çünkü sürdürülebilir başarı; anlık sonuçlarla değil, amacı net, yöntemi sistematik ve sürecine sadık bir yönetim anlayışıyla elde edilir. "Hep bir kısa yol, hep bir kolayı aranır; ne olacak ki?" anlayışı,... Okumaya Devam et →

Merhametsizlik ve Cehalet


Merhametsizlik ve cehalet... Balzac o keskin kalemiyle tam olarak insanın iki temel eksikliğini yüzümüze vuruyor: ​"Kurumuş yürekler görmek mi daha ürkütücüdür, boşalmış kafatasları görmek mi, kim karar verebilir?" — Honore de Balzac, Goriot Baba Bir insanın kalbinin kuruması; empati yeteneğini kaybetmesi, bencilleşmesi ve başkalarının acılarına karşı tamamen körleşmesidir. ​Goriot Baba romanı özelinde düşünürsek: Babalarının tüm... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑