İK Blog yarışması ve benim blogum


PERYON tarafından İK bloglarının bir değerlendirmesi yapılıyor. Benim amatör blogumda bu yarışmaya başvuranlar arasında yer aldı.
Bir İK amatörü olarak, hasbelkader IK adına yıllardır bir şeyler yazıp çizmeye devam ediyorum. Blog çalışmasının sonradan farkına varan biri olarak kendimce amatör bir blog oluşturdum. Bu konuda hiç bir eğitim almadım. Ama yazı ve sayfa eklemeyi kısa zamanda öğrendim. Resim eklemeyi de zorda olsa başardım. Bu konuda ücretsiz destek vermek isteyenler olsa da ben kendim yaparak öğreneyim diye bu destekleri kabul etmedim. Site tasarımı da hazır ve ucuz olanlardan olduğu için görselliği çok ilgi çekmiyor olabilir. Zaten benim bu blog sayfam yıllık her şey dahil 19 Dolar maliyete sahip bir amatör blog…
Ama ben kendi blogumu seviyorum. 🙂
Blogların varlığının farkına varana kadar ben, facebookta,xing ve linkendinde habire birşeyler yapayım diye çabalıyordum. 🙂 Bu işe ilk başlamam xing de oldu.
Xing de Moderatörlüğünü yaptığım ve 3.715 üyesi bulunan İnsan Kaynakları Yönetimi grubunda, (https://www.xing.com/communities/groups/insan-kaynaklari-yoenetimi-1ecd-1006331) 2008 yılından bu güne emek veriyorum.

Facebookta adıma olan ve 15.600 üyenin bulunduğu grupta, (https://www.facebook.com/groups/ekremozturk/) 2010 yılından bu güne,
Yine facebookta adıma olan ve 8.175 kişinin beğendiği sayfada, (https://www.facebook.com/ekremozturkinsankaynaklari/) 2012 yılından bu güne emek vermeye devam ediyorum.
Yani, değerlendirme sadece blog ile olursa işim zor.:) Ama amaç emek vermek ve daha çok insana emek vermek ise o zaman bu yarışta bende varım derim. 🙂

Latife ederken kendimide anlatmaya çalışıyorum. Mesele insana fayda sağlayacak çalışmalar yapmak. 2008 yılında tanıştığım sosyal medyada bir gün, değerlendirmeler yapılacak ve birinci olacağım düşüncesi bende hiç oluşmadı.
Tek amacım vardı;’İnsana fayda sağlamak’. Bununla birlikte öğrenirken öğretmeyi, öğretirken öğrenmeyi başarmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Dereceye girmekmi? Ben zaten kendi gönlümde, hep birinci oldum. 🙂
Zahmet ederek, http://www.peryonkongre.com/ik-blog-odulleri_2015/blog_oylama.html
adresinde bana oy veren herkese teşekkür ediyorum.

Ryan-Jensen-blogs-about-being-a-HR-Underdog-for-myHRcareers-HR-blog-community.

Başarısızlığın Altın Kuralları


Amerika’lı dev bilişim şirketlerinden birinin başkan yardımcısı şirketi 5 milyon dolar zarara uğratacak bir hata yapar.

Farkına vardığı anda da başlar odasını toplamaya.

Patron odasına geldiğinde “Kovuldun” cümlesini beklerken “Nereye?” sorusunu duyar.

“Şirketi zarara uğrattım, beni burada tutmazsınız herhalde” diye cevaplar.

Patronun cevabı düşündürücüdür. “Sence 5 milyon dolarlık bir hata tecrübesine sahip bir başkan yardımcısını kovacak kadar aptal mıyım?”


Başarısızlıktan kork(utul)arak büyüdük, “Ya beceremezsem?”, “Ya yapamazsam?”, “Ya olmazsa?”

Çok sayıda genç mektubu geliyor. Çok kez karşılaştığım bir sorudur : “Abi bir projem var, hayata geçirmek istiyorum ama korkuyorum, ya başaramazsam?”

Yanlış sorulara doğru cevaplar verilemiyor. Cetvel eğri olunca doğru cevap da çıkmıyor haliyle.

Merak edenler için verdiğim cevabı bir de buraya yazayım: “Başarılı olursan para kazanırsın, başarısız olursan tecrübe kazanırsın. İki türlü de kazanırsın,
ikisinde de kârdasın.”


Başarısızlıktan neden korkuyoruz?

En çok Elalem ne der? düşüncesinden korkuyoruz. Ele
güne mahcup olmaktan, anne-babayı mahcup etmekten korkuyoruz. Toplum baskısından korkuyoruz. Başarısız diye yaftalanmaktan korkuyoruz. Tüm bu korkulardan dolayı denemediğimiz takdirde ömür boyu içimizin içini yiyeceğini bildiğimiz halde denemekten vazgeçiyoruz.
Yani başkalarını, kendimize tercih ediyoruz. Başkaları mutlu olsun, mutsuz olmasın diye kendi hayallerimizden vazgeçiyoruz.

Başarısız olursak ne olur?

Hiçbir şey olmaz. Çokça tecrübe kazanmış oluruz. O tecrübe bir sonraki adımda hayal bile edemeyeceğimiz bir noktada bizi alır, sürükler. Yeter ki karşılanabilir
riskler almış olun. Yani bu başarısızlık sizi çok büyük bir borcun altında bırakmıyor olsun.

Nasıl ki daha önce hiç girmediğiniz bir yerde denize girerken gözünüz kapalı atlamayı, önce bir ayağınızı atarsınız, diğer ayağınız karadadır, başarı-başarısızlık
dengesinde de durum aynen böyledir.

Karşılanabilir Riskler ne demektir?

Karşılanabilir Risk bir iş kuracaksanız 6 ay (Belki 1 yıl) boyunca hiç kâr etmeyebileceğini baştan öngörmek demektir. 10 bin TL’niz varsa 5 bin TL’lik riske
girmek, zarar ederseniz kalanıyla onu ödeyebilmek demektir. Her zaman bir B (Hatta sonrasında C ve D) planına sahip olmak demektir.

Merhaba Başarısızlık

İşte bu şartları hesapladıysanız başarısızlıktan korkmanıza hiç gerek yok.

Eğer hayal ediyorsanız, deneyin. Unutmayın bugünün gerçekleri, bir zamanlar birilerinin hayalleriydi.

Denemekten korkmayın, ömür boyu “Keşke deneseydim” diye pişman olmaktan korkun. Denedikten sonra yapamazsanız en azından aklınızda kalmayacak, hatta kazandırdığı
deneyimle belki sonraki başarılı adımlarınızı atmanızı sağlayacak.


Finlandiya’nın Espoo kentinde 2003 yılında küçük bir mobil uygulama şirketi kuruldu.

Kurucuları adını Rovio koydular. 2005’de adını Rovio Mobile olarak değiştirdiler.

2009 yılına kadar tam 51 farklı mobil oyun geliştirdiler.

Her biri ellerinde patladı.

Tam 51 deneme..

Hiçbiri gelir getirememiş 51 oyun.

51 başarısız deneme.

Ve takvimler 2009’u gösterdiğinde çalışanlardan biri sıkıntıdan yuvarlak vücutlu kaşları çatık kuşlar çiziktirdi. O dönemde domuz gribi salgını olduğu için
düşman olarak domuz figürleri tasarladı.

Ve mutlu son!

Kızgın kuşlar sadece domuzları yenmekle kalmadı, bu sabırlı, denemekten yılmayan 14 kişilik küçük şirketin makus talihini de yenmeyi başardı.

Toplam 3 milyardan fazla indirilen Angry Birds, şirketi Rovio’ya sadece 2014 yılında 150 milyon Euro (450 Milyon lira) kazandırdı.


Çok başarılı bir işadamına sorarlar:

  • Başarınızı neye borçlusunuz?
  • Aldığım doğru kararlara..
  • Doğru kararları neye borçlusunuz?
  • Tecrübeme…

  • Tecrübenizi neye borçlusunuz?

  • Aldığım yanlış kararlara…

İşte başarısızlık için tiyolar. Şimdi deneme, tekrar tekrar deneme sırası sizde!

Hadi hayırlı başarısızlıklar!

Lütfen bu yazıyı başarısızlıktan korkan, denemekten kaçan dostlarınızla paylaşın.