Bugün 29 Mayıs…
Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren en büyük dönüm noktalarından birinin yıl dönümü. Bundan tam 573 yıl önce, 29 Mayıs 1453 Salı günü, Fatih Sultan Mehmet Han komutasındaki Osmanlı ordusu Konstantinopolis’i fethederek yalnızca bir şehri değil, tarihin yönünü de değiştirdi.
İstanbul’un Fethi; bir askeri başarıdan çok daha fazlasıdır. Bu büyük zaferle birlikte 1058 yıllık Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu tarihe karışmış, Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamış ve Osmanlı Devleti dünyanın en güçlü imparatorluklarından biri haline gelmiştir.
Türk tarihi, dünya tarihinin akışını değiştiren askeri ve entelektüel dehalarla doludur. Bu liderler arasında öyle iki isim vardır ki; karakterleri, vizyonları ve gerçekleştirdikleri büyük dönüşümlerle çağları aşan bir etki bırakmışlardır: Fatih Sultan Mehmet Han ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Her iki lider de Türk tarihinin en önemli komutanları ve devlet adamları arasında yer almakla kalmamış; biri bir imparatorluğun cihanşümul yükselişini başlatmış, diğeri ise o imparatorluğun küllerinden bağımsız ve çağdaş bir cumhuriyet inşa etmiştir.
Fatih Sultan Mehmet Han, henüz 21 yaşında iken dünyanın en güçlü savunma sistemlerinden biri kabul edilen Konstantinopolis surlarını aşarak tarihe geçti.
Ancak Fatih’i büyük yapan yalnızca kazandığı savaş değildir.
O; kalıpların dışında düşünebilen üstün bir stratejistti. Gemileri karadan yürütme fikri bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Askeri teknolojiyi yakından takip eden, dönemin en etkili toplarının geliştirilmesine öncülük eden bir yenilikçiydi.
Doğu ve Batı kültürlerine hâkim, farklı dilleri bilen, bilime, sanata ve felsefeye önem veren bir entelektüeldi.
İstanbul’u fethettikten sonra şehri yalnızca bir başkent değil, medeniyetlerin buluştuğu küresel bir merkez haline getirdi.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın başarısı, sadece surları yıkmak değil; yeni bir çağın kapılarını açmaktı.
Fatih’ten yaklaşık beş asır sonra, Osmanlı Devleti tarih sahnesinden çekilirken Türk milletinin karşısına başka bir büyük lider çıktı: Mustafa Kemal Atatürk.
Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethederek bir imparatorluğun yükselişine öncülük etmişti. Mustafa Kemal Atatürk ise işgal altındaki vatanı kurtararak Türk milletinin yeniden ayağa kalkmasını sağladı.
Onun liderliğinde verilen Millî Mücadele, yalnızca bir bağımsızlık savaşı değil; aynı zamanda büyük bir toplumsal dönüşüm hareketiydi.
Atatürk; Askeri dehasını güçlü bir devlet vizyonuyla birleştirdi.
Egemenliği millete veren Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
Eğitimden hukuka, bilimden ekonomiye kadar birçok alanda dönüşüm gerçekleştirdi.
Türk milletini çağdaş dünyanın saygın bir üyesi haline getirmeyi hedefledi.
Fatih Sultan Mehmet Han ile Mustafa Kemal Atatürk’ü aynı cümlede buluşturan şey yalnızca askeri başarıları değildir.
Her ikisi de yaşadıkları dönemin sınırlarını aşan bir vizyona sahipti.
Her ikisi de milletlerinin kaderini değiştirdi.
Her ikisi de yalnızca savaş meydanlarında değil, devlet yönetiminde ve toplumsal dönüşümde de iz bıraktı.
Fatih Sultan Mehmet Han köhnemiş bir çağı kapatıp Osmanlı’nın yükselişinin önünü açtı. Mustafa Kemal Atatürk ise yıkılan bir imparatorluğun ardından bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak yeni bir devlet ve yeni bir gelecek inşa etti.
Biri fetihle tarihin akışını değiştirdi, diğeri kurtuluşla bir milletin kaderini yeniden yazdı.
Bugün İstanbul’un Fethi’nin yıl dönümünde; Fatih Sultan Mehmet Han’ı, fetih kahramanlarını ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve rahmetle anıyor; onların bizlere emanet ettiği tarih bilincine, bağımsızlığa ve güçlü Türkiye idealine sahip çıkmanın sorumluluğunu bir kez daha hissediyoruz.

Yorum bırakın